adjectives english turkish

Card Set Information

Author:
sonokta
ID:
187027
Filename:
adjectives english turkish
Updated:
2012-12-04 08:42:17
Tags:
adjectives english turkish
Folders:

Description:
adjectives english turkish
Show Answers:

Home > Flashcards > Print Preview

The flashcards below were created by user sonokta on FreezingBlue Flashcards. What would you like to do?


  1. abrupt
    • ani, sert
    • abruptly aniden, birden bire
    • absolutely kesinlikle
    • absorbing sürükleyici (roman vb)
    • absorptive emici
    • abstract soyut
    • absurd gülünç, saçma ( ridiculous)
    • abundant bol, bereketli
    • abusive bozuk
    • acceptable makul, Kabul edilebilir
    • accessible to erişilebilir, ulaşılabilir
    • accidental rastlantı olarak, kazaile
    • accurate yanlışsız , eksiksiz
    • addicted tiryaki, bağımlı
    • addictive bağımlılık yapan
    • additional ilave
    • adequate yeterli (sayıda/miktarda)
    • adhesive yapıştırıcı, tutkal
    • adventurous maceralı, sürükleyici
    • adverse ters, zıt, kötü
    • affectionate (1) şefkatli (2) sevecen (kedi vb)
    • affluent zengin
    • aggressive saldırgan
    • alert uyanık, dikkatli, tetikte
    • alert uyanık, tetikte
    • altruistic fedakar
    • amazing şaşırtıcı, muhteşem
    • ambitious (1) hırslı (2) iddialı
    • ample bol, bereketli
    • ancestor ata, cet
    • annoying sinir bozucu
    • anxious endişeli
    • apparent bariz, belli
    • appropriate for uygun, elverişli
    • approximate yaklaşık, takribi
    • capricious kaprisli
    • arable verimli (toprak)
    • arid kurak, çorak
    • arrogant kibirli
    • artificial suni, yapay
    • assassin katil
    • attractive çekici, cazip
    • aware of bilincinde, farkında
    • awful korkunç, berbat
    • awkward (1) tuhaf, garip (2) sakar
    • bare çıplak, yalın
    • barren kurak, çorak (  arid)
    • baseless temelsiz, asılsız
    • belligerent savaşçı
    • beneficial to karlı, faydalı
    • bewildering afallatıcı, şaşırtıcı
    • biased against ön yargılı
    • bitter acı
    • blind kör
    • blunt 1. kör  ( bıçak vb ) 2. kaba , dobra ( insan)
    • blurry bulanık (görüntü)
    • boastful övüngen, kendini beğenmiş
    • bold cesur
    • boring sıkıcı
    • braggart ukala, kendini beğenmiş
    • brave cesur
    • brief kısa, öz
    • bright parlak
    • brilliant harika, mükemmel
    • brittle (1) nazik, kırılgan (2) gevrek
    • broad geniş
    • brutal zalim, acımasız
    • bulky hantal, çok yer kaplayan
    • bumpy engebeli arazi
    • busy meşgul, yoğun
    • calm sakin
    • candid açık sözlü ( outspoken)
    • capable of   yetenekli , kapasiteli
    • captivating büyüleyici, nefes kesici
    • carefree vurdumduymaz
    • caring duyarlı, umursayan
    • casual (1) sıradan (2)havadan sudan
    • catastrophic felaket, korkunç
    • cautious dikkatli, uyanık
    • celebrity ünlü
    • certain kesin
    • charitable hayırsever, yardımsever
    • charming büyüleyici, muhteşem
    • cheerful neşeli
    • chilly soğuk
    • clever zeki
    • clumsy sakar
    • coarse kaba, pürüzlü
    • coherent uyumlu, ahenkli
    • coincidental tesadüfi
    • comfortable konforlu, rahat
    • common (1) ortak (2) sıradan, yaygın
    • complicated karmaşık
    • composed soğuk kanlı ( cool)
    • comprehensive kapsamlı, detaylı
    • compulsory zorunlu
    • conceited kibirli, burnu havada
    • concerned about endişeli
    • concerned with ilgili, meraklı
    • conclusive kesin, net ( decisive)
    • concrete somut
    • confident kendinden emin
    • confined to sınırlı
    • confused kafası karışmış
    • congested (1) kalabalık (2) tıkanmış
    • conscious of bilincinde, farkında
    • considerable önemli/büyük ölçüde
    • considerate düşüncel, nazik
    • consistent with tutarlı
    • constant sürekli, devamlı
    • contagious bulaşıcı (hastalık)
    • contestant yarışmacı
    • controversial tartışmalı
    • convincing ikna edici
    • cool (1) serin (2) soğuk kanlı
    • correct doğru, yanlışsız
    • corrupt rüşvetçi, ahlaksız
    • cost-effective masrafına, zahmetine değen, ucuza gelen
    • costly pahalı, maliyeti çok
    • counterfeit sahte
    • courageous cesur ( brave)
    • cowardly korkak
    • credulous saf, kolay kanan
    • criminal suçlu
    • crowded with kalabalık
    • crucial to çok önemli ( vital)
    • cruel zalim
    • cunning kurnaz ( crafty)
    • curable tedavisi mümkün (hastalık)
    • curative şifalı
    • curious (1) meraklı (2) ilginç
    • curly kıvırcık
    • cute şirin, sevimli
    • cynical about şüpheci, inanmayan
    • dazzling göz kamaştırıcı
    • deaf sağır
    • decent uygun, münasip
    • decisive kesin, net ( conclusive)
    • dedicated to kendini adamış
    • deep derin
    • defective kusurlu, defolu
    • deficient (in) yetersiz
    • definite kesin
    • deliberate kasıtlı ( intentional)
    • delicate hassas, nazik
    • delicious lezzetli ( tasty)
    • delightful zevkli, hoş
    • demanding zor zahmetli iş
    • dense yoğun
    • deprived of yoksun, mahrum
    • descendant torun
    • desirable arzu edilir, istendik
    • desperate umutsuz
    • deteriorating gittikçe kötüye giden
    • determined karalı
    • devoid of yoksun, mahrum
    • devoted to kendini adamış
    • diligent titiz, hassas
    • dim loş (ışık)
    • diplomatic kurnaz, akıllı
    • disabled skat, özürlü
    • disagreeable geçimsiz/huysuz kişi
    • disappointed hayal kırıklığa uğramış
    • disastrous korkunç, felaket
    • discouraging cesaret kırıcı
    • discriminated against ayrımcılığa uğramış
    • disdainful hor gören, küçümseyen
    • disgusting iğrenç, tiksindirici
    • disposable tek kullanımlı (jilet vb)
    • disruptive (1) huzur bozan (2) ders kaynatan (öğrenci)
    • distinct farklı, belirgin
    • disturbing rahatsız edici
    • diverse farklı, çeşitli
    • dizzy başı dönen
    • docile uysal, evcil
    • domesticated evcil hayvan  
    • dormant (1) sönmüş (volkan) (2) kış uykusuna yatmış (hayvan)
    • doubtful şüpheli
    • dreadful korkunç
    • dreary kasvetli, sıkıcı
    • drunk sarhoş
    • dull (1) kasvetli (2) geri zekalı
    • durable dayanıklı
    • dutiful itaatkar ( obedient)
    • eager for hevesli ( keen on)
    • eccentric tuhaf
    • economic ekonomik
    • edible yenilebilir yemek
    • effective etkili
    • elaborate ayrıntılı, detaylı
    • embarrassed yerin dibine girmiş, utanmış
    • emphatic vurgulu
    • empty boş
    • endemic to yöreye has
    • enigmatic bilmecemsi
    • enormous kocaman
    • enthusiastic about hevesli
    • entire tüm, bütün
    • epidemic salgın (hastalık vb)
    • essential temel, esas, çok önemli
    • eternal sonsuz, ebedi, ölümsüz
    • even pürüzsüz, eşit
    • exactly tam olarak
    • exaggerated abartılı  X  (plain)
    • excellent in/at mükemmel
    • exceptional sıra dışı, olağanüstü
    • excessive aşırı derecede
    • exciting heyecanlandırıcı
    • exclusive  özel
    • exhausted çok yorgun, bitkin
    • expensive pahalı
    • extensive kapsamlı, detaylı
    • external harici, dış
    • extra fazla
    • extraordinary sıra dışı, olağanüstü
    • extravagant müsrif , israfçı
    • extreme aşırı, uç noktada
    • extrovert cana yakın , girişken
    • fabulous muhteşem
    • fair (1) adil, eşit (2) açık tenli
    • faithful to sadakatli, vefalı
    • fake sahte
    • fallacious aldatıcı, sanal
    • famous for ünlü
    • fascinating büyüleyici
    • fastidious nazlı
    • fatal ölümcül (yara vb)
    • fatigued yorgun ( exhausted)
    • faulty hatalı, kusurlu
    • favourable  olumlu, iyi
    • feasible yapılabilir
    • fertile (1) verimli (toprak) (2) doğurgan (kadın)
    • fierce (1) azgın (2) cetin (rekabet)
    • firm sert/sıkı bir şekilde
    • fizzy asitli (soda vb)
    • flat düz
    • flawless kusursuz
    • flimsy dayanıksız
    • fond of düşkün, tutkulu
    • foolish aptal
    • forgetful unutkan
    • fortunate talihli, şanslı ( lucky)
    • fragile kırılgan, hassas, narin
    • frank dürüst, samimi
    • fruitful verimli
    • fruitless verimsiz
    • frustrated hayal kırıklığına uğramış
    • fundamental temel, esas
    • furious kızgın, öfkeli
    • futile boşuna, boş yere
    • fuzzy tüylü
    • generous cömert
    • genius dahi, üstün zekalı
    • genuine (1) hakiki (2) samimi, içten
    • gigantic devasa
    • glad memnun, hoşnut
    • gloomy loş, az ışıklı
    • gossip dedikoducu
    • graceful zarif
    • gradual dereceli olarak, yavaş
    • grateful minnettar ( thankful)
    • greedy aç gözlü
    • guilty of suçlu
    • gullible saf insan ( credulous)
    • handsome yakışıklı
    • handy kullanışlı, yararlı
    • haphazard rasgele, tesadüfi
    • happy mutlu
    • hard – working çalışkan
    • hard sert, katı
    • harmful zararlı
    • harmless zararsız
    • harsh sert
    • hasty telaşlı
    • hazardous tehlikeli ( dangerous)
    • healthy sağlıklı
    • healthy sağlıklı
    • heavy ağır
    • helpless çaresiz
    • hesitant about tereddütlü
    • homegeneous aynı tür, homojen
    • honest dürüst, namuslu
    • hopeless umutsuz
    • horrified korkmuş
    • hospitable konuksever
    • hostile to düşman
    • huge kocaman, büyük
    • humble mütevazı ( modest)
    • humorous komik
    • identical aynı, tıpkı
    • ignorant (of) cahil, bilgisiz
    • illiterate okur yazar olmayan
    • imaginary hayal ürünü
    • imaginative hayal gücü geniş kişi
    • immature çocuk tabiatlı, olgun olmayan insan
    • immense kocaman
    • impatient sabırsız
    • impolite kaba
    • impressive etkili, büyüleyici
    • impulsive düşünmeden karar veren,
    • inadequate yetersiz
    • incessant sürekli
    • inclusive kapsayan
    • incompetent beceriksiz, kabiliyetsiz
    • incredible inanılmaz
    • indifferent to kayıtsız, ilgisiz
    • indispensable to vazgeçilmez
    • inestimable paha biçilmez
    • infamous for kötü ( notorious)
    • infectious bulaşıcı, mikroplu
    • infinite sonsuz, bitmez tükenmez
    • inflammatory iltihaplı
    • ingenious dahi
    • ingenuous açık, saf
    • injured incinmiş
    • innocent of masum
    • insidious sinsi
    • insistent  ısrarcı
    • intelligent zeki
    • intense yoğun
    • intensive yoğun
    • intentional kasıtlı
    • internal iç, dahili
    • introvert içine kapanık
    • invalid (1) geçersiz (2) kötürüm, sakat
    • invaluable paha biçilmez
    • invisible görünmez
    • irrelevant to ilgisiz, alakasız
    • irresistible karşı konulmaz, dayanılmaz derecede cazip
    • irreversible geri dönüşümsüz, kurtarılamaz (hasar, zarar vb)
    • irritating sinir bozucu
    • jealous of kıskanç
    • juicy sulu
    • keen on düşkün, hevesli
    • knowledgeable bilgili
    • lax with esnek, yumuşak (kişi)
    • lazy tembel
    • legible okunaklı yazı
    • lethal öldürücü (silah, gaz vb)
    • lethargic enerjik olmayan, bitkin
    • light hafif
    • likely to meyilli, yatkın
    • listless yorgun, bitkin
    • literal hakiki, gerçek (anlam)
    • lively neşeli, hayat dolu
    • logical mantıklı
    • longing özlem duyan, hasret çeken
    • loose gevşek
    • lovely sevimli, hoş
    • loyal to sadık, vefalı
    • ludicrous saçma, komik
    • luxurious lüks
    • magnified büyütülmüş
    • massive kocaman
    • mature olgun (insan için)
    • mean cimri
    • merciless acımasız
    • messy dağınık
    • metaphorical mecazi (anlam)
    • meticulous titiz, işini özene bezene yapan, kılı kırk yaran
    • mischievous yaramaz (unruly)
    • miserable üzgün , neşesiz
    • miserly cimri
    • modest alçakgönüllü, mütevazı ( humble)
    • modest mütevazı ( humble)
    • momentous hareketli
    • moody morali bozuk, keyifsiz
    • mortal ölümlü, fani
    • motionless hareketsiz
    • mouldy küflü
    • muddy  çamurlu
    • mutual karşılıklı, ortaklaşa
    • naïve saf insan ( trusty)
    • narrow dar
    • nasty baş belası, kıl
    • native to yerli, yerel, yöreye has
    • naughty yaramaz ( mischevious)
    • neat temiz, derli toplu (oda vb)
    • necessary gerekli
    • needless gereksiz
    • neglectful ihmalkar
    • negligible az, önemsiz
    • nervous gergin
    • noble asil
    • nonsense saçma
    • notorious (for) kötü ünlü (infamous)
    • nourishing besleyici
    • nutritious besleyici
    • obedient itaatkar
    • obnoxious sevimsiz, itici
    • obscure anlaşılması zor, gizli, belirsiz
    • obscure gizli, belirsiz
    • obsolete modası geçmiş
    • obstinate inatçı
    • obvious açık, bariz
    • occasional sıradan, her zamanki
    • odourless kokusuz
    • offensive (1) kırıcı, gücendirici (2) müstehcen (3) saldırgan
    • optimistic iyimser
    • optional seçmeli
    • ordinary sıradan
    • ordinary sıradan
    • orphan yetim
    • outspoken açık sözlü
    • painstaking çok titiz, özenle yapılan
    • paralysed felçli
    • partial kısmen
    • passionate tutkulu, ihtiraslı
    • passive pasif
    • patient sabırlı
    • peaceful (1) huzurlu, sakin (2) barışsever
    • peculiar  olağandışı
    • pedentic gereksiz işlerle uğraşan
    • perfect kusursuz
    • perilous tehlikeli
    • perishable çabuk bozulan (yiyecek)
    • permanent kalıcı, sürekli
    • persuasive ikna edici
    • pervasive istilaedici
    • pessimistic kötümser
    • pitiless acımasız
    • plain yalın, sade
    • pleasant hoş, güzel (şey)
    • pleased memnun, hoşnut
    • plentiful  çok
    • pointless saçma, manasız
    • poisonous zehirli
    • polite kibar , nazik
    • polluted kirli
    • portable portatif, taşınabilir
    • portionate  orantılı
    • practical mantıklı, pratik
    • precise eksiksiz, yanlışsız, tam
    • predictable tahminedilebilir
    • prejudiced (against) ön yargılı
    • previous önceki
    • priceless paha biçilmez
    • primitive ilkel
    • principal başlıca
    • private özel, hususi
    • probable muhtemel
    • profitable karlı, kar getiren
    • prompt ani, çabuk
    • proper adam akıllı, doğru düzgün
    • proud of   gurur duyan
    • publicly alenen, herkesin içinde
    • pure saf, berrak (su vb)
    • purposeful amaçlı, kasıtlı
    • quiet sessiz, sakin
    • racist ırkçı
    • random rasgele, tesadüfi
    • rare ender
    • reasonable makul, mantıklı
    • reckless dikkatsiz/pervasız  
    • redundant artık işe yaramayan
    • refugee mülteci
    • related to (1) akraba (2) ilgili
    • relative göreceli, nispeten
    • relentless hummalı, aralıksız
    • reliable güvenilir
    • relieved içi rahatlamış
    • reluctant about çekingen , isteksiz
    • remarkable kayda değer,  önemli
    • remarkable kaydadeğer, önemli
    • repulsive iğrenç
    • resourceful maharetli, kabiliyetli
    • respectful saygılı
    • respective sırayla
    • responsible sorumlu
    • restless huzursuz
    • restricted (to) sınırlı
    • rigid sert, kaskatı
    • rigorous (1) gayretli (2) zahmetli
    • ripe olgun (meyve)
    • ritual törensel
    • romantic romantik
    • roomy ferah, geniş (oda)
    • rotten çürük
    • rough kaba, pürüzlü
    • rude kaba
    • rude kaba
    • rugged engebeli
    • rusty paslı
    • ruthless acımasız
    • safe emin
    • sanitary hijyenik, temiz
    • satisfactory memnuniyetverici
    • satisfying (1) tatmin edici (2) doyurucu (yemek)
    • scared korkmuş
    • scary korkunç, korkutucu
    • scornful hor gören, küçümseyen
    • scruffy pasaklı, derbeder kılıklı
    • secret gizli
    • secretive ağzı sıkı kişi
    • secure güvenli
    • sedative yatıştırıcı
    • selfish bencil
    • sensible mantıklı
    • sensitive hassas, duygusal
    • sentimental duygusal
    • serious ciddi
    • shabby kılıksız, pasaklı
    • shallow  sığ, derin olmayan
    • shallow sığ , derin olmayan
    • shameful utanç verici
    • shameless utanmaz
    • sharp keskin
    • shiny parlak
    • shy utangaç
    • significant (1) önemli (2) anlamlı
    • silly aptal
    • sincere samimi, içten, candan
    • skilful  becerikli , yetenekli
    • slightly azıcık, hafiften
    • slippery kaygan (yol)
    • smart (1) şık (2) zeki
    • smooth düz, pürüzsüz
    • smooth pürüzsüz
    • sociable sosyal , cana yakın
    • soft yumuşak
    • solid katı
    • sorrowful  üzüntü verici
    • sour (1) ekşi (yemek) (2) acıyan, ağrıyan (boğaz, ayak vb)
    • spacious ferah, geniş ( roomy)
    • sparse seyrek
    • spectacular görkemli
    • spiritual (1) ruhsal (2) manevi
    • spiteful kinci, kin güden
    • splendid görkemli, muhteşem
    • spongy süngerimsi
    • stable (1) dayanıklı (zemin) (2) istikrarlı, iyi giden (ekonomi)
    • stagnant (1) durgun, ilerlemeyen (ekonomi) (2) pislikten olayı akmayan, durgun (nehir/göl suyu gibi)
    • stale bayat
    • steady istikrarlı, devamlı
    • stiff sert, katı
    • stimulating uyarıcı
    • stingy cimri
    • straight düz
    • strange tuhaf, garip, acayip
    • strenuous yorucu ( tiring)
    • strict with sert/katı tutumlu kişi
    • stubborn inatçı
    • stupid aptal
    • sturdy dayanıklı
    • submissive itaatkar ( obedient)
    • successful başarılı
    • successive art arda
    • sudden hemen, ani
    • sufficient yeterli ( adequate)
    • superficial yüzeysel
    • susceptible to kolay etkilenen, hassas ( vulnerable to)
    • suspicious of şüpheli
    • sweet tatlı, hoş
    • swift çabuk, acele
    • tactful düşünceli, nazik
    • tactless patavatsız, düşüncesiz
    • talented yetenekli , maharetli
    • talkative konuşkan, geveze
    • tamed evcil hayvan
    • tasteful zevkine düşkün
    • tasteless tatsız, zevksiz
    • tasty lezzetli
    • tedious sıkıcı ( boring)
    • temporary geçici
    • tenant kiracı
    • tender hassas, yumuşak
    • tender yumuşak
    • tenderly yumuşak kalpli ( merciful)
    • tense gergin
    • terrible korkunç
    • terrific harikulade, muhteşem
    • terrific muhteşem
    • terrified korkmuş
    • thick kalın
    • thin ince
    • thirsty susamış
    • thorough kapsamlı, detaylı
    • thoughtful düşünceli, nazik
    • tidy tertipli , düzenli
    • timid korkak, çekingen
    • tiny küçücük, mini
    • tough (1) sert (2) zor (iş)
    • tranquil sakin, huzurlu, sessiz
    • treatable tedavisi mümkün
    • tremendous (1) muhteşem (2) kocaman
    • twin ikiz
    • ugly çirkin
    • ultimate en son
    • unavailable mevcut olmayan
    • unbearable dayanılmaz
    • unbending eğilmez
    • uncultivated işlenmemiş
    • uneven düz olmayan
    • unhealty sağlığazararlı
    • unimaginative hayalgücüdar
    • unique eşsiz, yegane
    • unnatural garip
    • unnecessary gereksiz
    • unusual görünmedik, sıradışı
    • unusual sıra dışı
    • unwilling isteksiz
    • unwise ahmak, aptal
    • upset üzgün
    • useful faydalı, yararlı
    • usual herzamanki
    • utter tamam, büsbütün
    • vacant boş
    • vague belirsiz, net olmayan
    • vain kendini beğenmiş
    • valid geçerli
    • valuable değerli
    • valueless değersiz
    • varied  çeşitli
    • vengeful intikamcı
    • versatile çok yönlü, maharetli
    • vigilant uyanık, gözü açık
    • vigorous gayretle, canla başla
    • violent şiddetli
    • visible görülebilir
    • vivid canlı, akılda kalıcı, net
    • volatile uçucu (alkol)
    • voluntary gönüllü
    • vulnerable to kolay incinir, hassas
    • wasteful müsrif, israfçı
    • wealthy zengin
    • weird tuhaf, garip, acayip
    • well-behaved terbiyeli
    • well-built iri yapılı
    • wide-awake uyanmış, açıkgöz
    • widespread yaygın
    • widow erkek dul
    • widower kadın dul
    • willing gönüllü , hevesli
    • winding virajlı yol
    • windy rüzgarlı
    • wise akıllı, mantıklı
    • witty nükteli, hazır cevap
    • worried  üzgün
    • worthless değersiz

What would you like to do?

Home > Flashcards > Print Preview