Nederlands – Turks [K]

Card Set Information

Author:
vvv123
ID:
223936
Filename:
Nederlands – Turks [K]
Updated:
2013-06-15 10:23:43
Tags:
Nederlands Turks Dutch Turkish Hollandaca Türkçe Woordenboek Sözlük
Folders:

Description:
Voorbeeld Zinnen en Uitdrukkingen met Turkse Vertalingen
Show Answers:

Home > Flashcards > Print Preview

The flashcards below were created by user vvv123 on FreezingBlue Flashcards. What would you like to do?


  1. klef : (ekmek) hamur gibi, cıvık, çiğ

    •Deze cake is klef.
    • Bu kek hamur gibi.
    • Bu kek cıvık.
  2. klimmen : tırmanmak

    •De 25-jarige man uit Rotterdam was samen met een vriend het dak op geklommen.
    Rotterdam’lı 25 yaşındaki adam bir arkadaşıyla beraber dama tırmanmıştı.
  3. klimmen : tırmanmak

    •Ik ben dol op klimmen.
    Tırmanmayı çok seviyorum.
  4. in een boom klimmen : bir ağaca tırmanmak

    •Hij was in een boom geklommen.
    O bir ağaca tırmanmıştı.
  5. in een boom klimmen : bir ağaca tırmanmak

    •Veel kinderen vinden het leuk om in een boom te klimmen.
    Birçok çocuk bir ağaca tırmanmayı sever.
  6. in een boom klimmen : bir ağaca tırmanmak

    •We klimmen in een boom.
    Bir ağaca tırmanıyor.
  7. klimmen : yükselmek, yukarı çıkmak

    •Galatasaray is van de derde naar de tweede plaats in de eredivisie geklommen.
    Galatasaray birinci ligde üçüncü sıradan ikinci sıraya yükseldi.
  8. klinken : tınlamak, çınlamak, ses vermek

    •Dat klinkt als een klok.
    • Dosdoğru.
    • Saat gibi.
    • Çok iyi.
  9. klinken : tınlamak, çınlamak, ses vermek

    •Dat klinkt goed.
    • Fena değil.
    • Kulağa hoş geliyor.
  10. klinken : tınlamak, çınlamak, ses vermek

    •Dat klinkt heel erg saai.
    Çok sıkıcı görünüyor.
  11. klinken : tınlamak, çınlamak, ses vermek

    •Ik weet dat het gek klinkt, maar ik doehet al negen jaar.
    Biliyorum, kulağa saçma geliyor, ama güven bana, bu işi 9 yıldır yapıyorum.
  12. klinken : tınlamak, çınlamak, ses vermek

    •Je klinkt niet heel blij met je werk.
    İşinde çok mutlu değilsin herhalde.
  13. klinken : tınlamak, çınlamak, ses vermek

    •Je stem klinkt verdrietig.
    Sesin üzüntülü geliyor.
  14. klinken : tınlamak, çınlamak, ses vermek

    •Klinkt goed.
    Kulağa hoş geliyor.
  15. klinken : tınlamak, çınlamak, ses vermek

    •Van binnen klonken stemmen.
    • İçeriden sesler geldi.
    • İçeriden sesler geliyordu.
  16. knal : çatlama sesi, patlama sesi

    •Dat veroorzaakte een harde knal, die in de wijde omgeving was te horen.
    O, geniş çevrede duyulacak kadar şiddetli bir patlama sesine neden oldu.
  17. knal : çatlama sesi, patlama sesi

    •Omstreeks negen uur vanochtend hoorden omwonenden een enorme knal.
    Bu Sabah yaklaşık saat dokuzda çevredekiler müthiş bir patlama sesi duydular.
  18. kosten : mal olmak, para etmek

    •Dat zal haar leven kosten.
    Hayatına mal olacak.
  19. kosten : mal olmak, para etmek

    •Hoeveel kost het?
    • Ne kadar?
    • Kaça?
    • Kaça mal oluyor?
  20. kosten : (zaman) almak

    •Deze dingen kosten tijd.
    Böyle şeyler zaman alır.
  21. kosten : (zaman) almak

    •Dit werk kost een week.
    • Bu iş bir haftayı alır.
    • Bu iş bir haftaya mal olur.
  22. kosten : (zaman) almak

    •Het zal mij drie dagen kosten.
    Üç günümü alır.
  23. kritiek : kritik, buhranlı, tehlikeli, endişe verici, nazik, hassas

    •Haar toestand is nog steeds kritiek.
    Durumu hâlâ kritik.
  24. de kritiek : eleştiri, tenkit, kritik

    •De kritiek was lang niet mals.
    Eleştiri oldukça sertti.
  25. de kritiek : eleştiri, tenkit, kritik

    •Haar man heeft altijd kritiek op haar.
    Kocasının ona her zaman eleştirisi var.
  26. de kritiek : eleştiri, tenkit, kritik

    •Ik heb kritiek op de onbeschofte manier waarop je die man aansprak.
    Konuştuğun o adama karşı küstahça tavıra eleştirim var.
  27. de kritiek : eleştiri, tenkit, kritik

    •Ze wordt erg verdrietig van al die kritiek.
    Tüm o eleştirilere çok üzülüyor.
  28. de kritiek : eleştiri, tenkit, kritik

    •Zijn kritiek op de muziekuitvoering was niet mals.
    Konsere eleştirisi oldukça sertti.

What would you like to do?

Home > Flashcards > Print Preview