Nederlands – Turks [M]

Card Set Information

Author:
vvv123
ID:
223938
Filename:
Nederlands – Turks [M]
Updated:
2013-06-15 10:30:37
Tags:
Nederlands Turks Dutch Turkish Hollandaca Türkçe Woordenboek Sözlük
Folders:

Description:
Voorbeeld Zinnen en Uitdrukkingen met Turkse Vertalingen
Show Answers:

Home > Flashcards > Print Preview

The flashcards below were created by user vvv123 on FreezingBlue Flashcards. What would you like to do?


  1. mals : yumuşak

    •De kritiek was lang niet mals.
    • Eleştiri oldukça sertti.
    • Eleştiri yumuşak değildi.
  2. mals : olgun ve sulu, yumuşak ve sulu

    •Een malse biefstuk lust ik wel.
    Yumuşak ve sulu biftekten zevk alırım.
  3. de mannequin : manken

    •De mannequin is voor eigen reclame vijf keer getrouwd en gescheiden.
    Manken kendi reklamı için beş kez evlenip boşandı.
  4. menemen : beraberinde almak, yanına almak

    •Neem niets met je mee.
    Yanına hiçbir şey alma.
  5. mogelijk : mümkün

    •Indien mogelijk.
    Mümkünse.
  6. het moment : an, lahza

    •Dit is geen moment voor spot.
    • Dalga geçecek sıra değil.
    • Küstahlığın sırası değil.
  7. het moment : an, lahza

    •Dit is het moment.
    İşte bu kadar.
  8. het moment : an, lahza

    •Dit zijn momenten die ik betreur en herinneringen die ik moet veranderen.
    Bunlar pişman olduğum anlar ve değiştirmek zorunda olduğum hatıralar.
  9. het moment : an, lahza

    •Eén moment!
    • Bir saniye!
    • Bir dakika!
  10. het moment : an, lahza

    •Eén moment, alsjeblieft.
    Bir dakika, lütfen.
  11. het moment : an, lahza

    •Een momentje.
    Bir saniye.
  12. het moment : an, lahza

    •Een momentje, ik kom eraan.
    Bir saniye, geliyorum.
  13. het moment : an, lahza

    •Een momentje stond hij stil, daarna ging hij weer verder.
    Bir ara durakladı, sonra devam etti.
  14. het moment : an, lahza

    •Er zijn momenten geweest dat je mijn hulp nodig had.
    Yardımıma ihtiyaç duyduğun anlar oldu.
  15. het moment : an, lahza

    •Momentje alstublieft, ik zal u zo helpen.
    Bir dakika lütfen, birazdan size yardım edeceğim.
  16. op dit moment : şu anda, şimdi

    •Alles is zo verwarrend op dit moment.
    Şu anda her şey çok karışık.
  17. op dit moment : şu anda, şimdi

    •De kinderen zijn op dit moment aan het voetballen.
    Çocuklar şu anda top oynamaktadırlar.
  18. op dit moment : şu anda, şimdi

    •Het is op dit moment 79 graden.
    Şu anda 79 derece.
  19. op dit moment : şu anda, şimdi

    •Hij zit op dit moment vast in een kroeg.
    Şu anda bir bardadır.
  20. op dit moment : şu anda, şimdi

    •Ken je die man die op dit moment zijn hoed afdoet?
    Şu anda şapkasını çıkaran şu adamı tanıyor musun?
  21. op dit moment : şu anda, şimdi

    •Nuri is op dit moment aan het tekenen.
    Nuri şu anda resim yapmaktadır.
  22. op dit moment : şu anda, şimdi

    •Op dit moment kan ik er niet opkomen.
    Şimdi aklıma gelmiyor.
  23. op dit moment : şu anda, şimdi

    •Op dit moment zijn er overstromingen op veel gebieden op het eiland.
    Şu anda adanın birçok yeri sular altında kaldı.
  24. op dit moment : şu anda, şimdi

    •Wat doen ze op dit moment?
    Şu anda ne yapıyorlar?
  25. op dit moment : şu anda, şimdi

    •Ze zit op dit moment vast aan mij te denken.
    Şu anda beni düşünüyordur.
  26. op een gegeven moment : o esnada, belirli bir dönemde, belirli bir anda, bir ara

    •Een op de drie Europeanen krijgt op een gegeven moment in zijn leven de een of andere vorm van kanker.
    Her üç Avrupalıdan biri, hayatının belli bir döneminde kanser türünün birisine yakalanır.
  27. op een gegeven moment : o esnada, belirli bir dönemde, belirli bir anda, bir ara

    •Op een gegeven moment kwam zij met dit voorstel.
    O, bir ara bu öneriyle geldi.
  28. moordenaar : katil

    •Hij is een professionele moordenaar.
    O profesyonel bir katildir.
  29. de moslim : müslüman

    •Een moslim moet ten minste vijfmaal per dag de rituele gebeden uitvoeren.
    Bir müslüman günde en az beş defa namaz kılmak zorundadır.
  30. de moslim : müslüman

    •Ik ben een moslim, God dank!
    Ben bir müslümanım, elhamdülillah!
  31. de motie : öneri, teklif, önerge, takrir

    •Die motie is er dan ook gekomen.
    • Öyleyse o öneri de geldi.
    • O öneri de geldi o zaman.
  32. de motie : öneri, teklif, önerge, takrir

    •Ik heb daarom voor die motie gestemd.
    O yüzden o öneriye oy verdim.
  33. de motie : öneri, teklif, önerge, takrir

    •Ik verzoek het Parlement omdeze motie te verwerpen.
    Parlamentodan bu teklifi reddetmesini rica ediyorum.
  34. de motie : öneri, teklif, önerge, takrir

    •Ik vind dit een onzinnige motie.
    Ben bunu saçma bir teklif olarak görüyorum.
  35. de motie : öneri, teklif, önerge, takrir

    •U heeft een motie van 32 leden tot een stemming uitgeroepen.
    32 üyenin önerisini oylamaya sundunuz.
  36. de motie van afkeuring : ret önerisi

    •Bijgevolg is de motie van afkeuring onontvankelijk.
    • Sonuç olarak ret önerisi caiz değil.
    • Netice olarak ret önerisi kabul görmez.
  37. de motie van afkeuring : ret önerisi

    •De motie van afkeuring is doorgezonden naar de Commissie.
    Ret önerisi komisyona gönderildi.
  38. de motie van afkeuring : ret önerisi

    •De motie van afkeuring zal toch wel enig effect hebben.
    Ret önerisinin pekâlâ biraz etkisi olacak.
  39. de motie van afkeuring : ret önerisi

    •Ik heb dan ook tegen de motie van afkeuring gestemd.
    O zaman ben de ret önerisine karşı oy kullandım.
  40. de motie van afkeuring : ret önerisi

    •Mijn fractie zal de motie van afkeuring steunen.
    Benim parlamentodaki grubum ret önerisini destekleyecek.

What would you like to do?

Home > Flashcards > Print Preview