TOEFL

Card Set Information

Author:
toraks
ID:
230185
Filename:
TOEFL
Updated:
2013-08-16 12:14:22
Tags:
LONGMAN
Folders:

Description:
OZETTE
Show Answers:

Home > Flashcards > Print Preview

The flashcards below were created by user toraks on FreezingBlue Flashcards. What would you like to do?


  1. remnant
    i. artık, kalıntı, bakiye, parça kumaş
  2. inadequate
    s. yetersiz, eksik, elverişsiz
  3. substantial
    s. mevcut, var olan, sağlam, dayanıklı, özlü, besleyici, önemli, gerçek, hemen hemen tam
  4. spear
    • f. mızrak saplamak, mızraklamak,
    • i. mızrak, zıpkın, kargı, mızraklı adam, sivri yapraklı bitki
  5. evidence
    • i. şahit, ifade, tanık, delil, kanıt, ispat, bulgu, tanıklık, şahitlik, açıklık, belirginlik, göze çarpma, belirti, iz
    • f. belirtmek, açıklamak, göstermek, kanıtlamak, ispatlamak
  6. preservation
    i. koruma, saklama, korunma, konserve yapma, muhafaza
  7. substance
    i. madde, özlülük, cisim, öz, esas, içerik, ana fikir, asıl mesele, servet, zenginlik, sağlamlık, güçlülük
  8. shelter
    • f. korumak, barındırmak, saklamak, yatırmak, barınmak, korunmak
    • i. barınak, sığınak, sundurma, siper
  9. degradation
    i. indirme, düşürme, azalma, indirgeme, alçalma; rütbe indirme; bozulma
  10. distinction
    i. ayrım, ayırma, fark gözetme, fark, ayırt etme; açıklık; yükselme, rütbe, üstünlük; ün, şöhret
  11. moisture
    i. ıslaklık, nem, rutubet
  12. envelope
    i. zarf, kılıf, örtü, torba [anat.]
  13. swamp
    • f. batırmak, çiğnemek, hiçe saymak, yenmek
    • i. bataklık, batak, tarıma elverişsiz aşırı sulak arazi
  14. marsh
    i. bataklık, batak
  15. seal
    • f. mühürlemek, damgalamak, belirlemek (yazgı), kapamak, kapatmak, fok avlamak, ayıbalığı avlamak
    • i. mühür, damga, kaşe, kurşun mühür, mühürlü mum, sır tutma, ağzı sıkı olma, ayıbalığı, fok
  16. foster
    f. beslemek, büyütmek, bakmak, teşvik etmek, gayretlendirmek
  17. estimate
    • f. tahmin etmek, kestirmek, değer biçmek, takdir etmek, hüküm vermek, biçmek
    • i. tahmin, takdir, değerlendirme, hesap, ölçüm, hüküm
  18. permanently
    zf. daimi olarak, temelli olarak, kalıcı olarak, sürekli biçimde
  19. excavation
    i. kazma, hafriyat, kazı, çukur, oyuk
  20. deteriorate
    f. kötüleşmek, bozulmak, bozmak; fenalaşmak; gerilemek
  21. quadruple
    • s. dört misli, dört katı, dörtlü, dört
    • f. dört katına çıkarmak, dört misli artmak
    • i. dört katı
  22. swelling
    • f. şişmek, kabarmak, büyümek, dolmak, rüzgârla şişmek, boşalmak (göztaşı vb.), iftihar etmek, gurur duymak,
    • s. güzel, harika, müthiş, şık, havalı, şık (giyinim), şiş, züppe
    • i. şık, şiş, züppe, şişme, kabarma, yükselme, artma, şişkinlik, tümsek, yükseklik, kodaman,
  23. stream
    • f. akıp gitmek, akmak, aralıksız sürmek, sürmek, dalgalanmak, uçuşmak, akıtmak
    • i. akarsu, çay, dere, akıntı, nehir, sel, akım
  24. keep alive
    yaşatmak, canlı tutmak, hayatta kalmak
  25. descendant
    i. torun, oğul, neslinden olan kişi; düşen şey
  26. cedarwood
    Sedir Ağacı
  27. carve
    f. kesmek, oymak, oyma ile süslemek, doğramak, keserek servis etmek (et vb); hakketmek, oymacılık yapmak
  28. woven
    s. dokunmuş, dokuma, örülmüş
  29. weave
    f. dokumak, örmek, serpiştirmek, katmak, karıştırmak, kurmak, yapmak, zikzak yapmak, zikzak çizmek
  30. mat
    • i. hasır, keçe, paspas, bardak altlığı, dolaşık yığın
    • f. hasır ile örmek, hasır gibi yapmak, dolaşmak, keçeleşmek
  31. loom
    • f. karaltı gibi görünmek, belli belirsiz görünmek
    • i. dokuma tezgâhı
  32. bow
    • f. eğmek, eğilmek, başla selamlamak, reverans yapmak, boyun eğmek; çekilmek
    • i. pruva, bas; (ok için) yay; yay; kemer, kavis; fiyonk, fiyonk biçiminde düğüm; pruva, bas
  33. decomposition
    i. bozulma, çürüme, çürüklük, bozukluk; ayrıştırma, ayrışma; analiz
  34. artifact
    i. insan eliyle yapılmış şey, ilk insanların yaptığı sanat eseri, yapay doku
  35. spindle
    i. iğ, iş, mil, dingil, eksen, asitmetre, yoğunluk ölçer, iğağacı, bir iplik uzunluk ölçüsü,
  36. harpoon
    • i. zıpkın
    • f. zıpkınlamak, zıpkınla öldürmek
  37. lodge
    • f. oturmak, kiracı olarak kalmak, misafir olmak, yatıya kalmak, misafir etmek, para yatırmak, sunmak, arzetmek, bildirmek, vurmak, saplamak
    • i. kulübe, loca, kızılderili çadırı, merkez bina
  38. endure
    f. durmak, var olmak, sürmek, devam etmek, dayanmak, katlanmak, sabretmek, dişini sıkmak
  39. substance
    i. madde, özlülük, cisim, öz, esas, içerik, ana fikir, asıl mesele, servet, zenginlik, sağlamlık, güçlülük
  40. needy
    s. muhtaç, yoksul, fakir
  41. prosperous
    s. başarılı, yolunda, zengin, refah, kazançlı, uygun, elverişli, şanslı
  42. destruction
    i. imha, yok edilme, tahribat, yıkma, tahrip, öldürme
  43. penniless
    s. cebi delik, kopuk, meteliksiz, parasız, beş parasız, fakir
  44. impoverish
    f. fakirleştirmek, yoksullaştırmak, güçsüzleştirmek, verimsizleştirmek, zayıflatmak
  45. waterlogged
    s. su dolu, su emmiş
  46. basketry
    i. sepet işi, sepetçilik

What would you like to do?

Home > Flashcards > Print Preview