Longman Minitest 2 Vocabulary

Card Set Information

Author:
Anonymous
ID:
232560
Filename:
Longman Minitest 2 Vocabulary
Updated:
2013-09-03 02:30:51
Tags:
Longman Minitest Vocabulary
Folders:

Description:
Longman Minitest 2 Vocabulary
Show Answers:

Home > Flashcards > Print Preview

The flashcards below were created by user Anonymous on FreezingBlue Flashcards. What would you like to do?


  1. stack
    • v. yığmak, istif etmek, yüklemek, çatmak (tüfekleri),
    • n. yığın, istif, kitap rafı, baca
  2. figure out
    v. halletmek, hesaplamak, çözmek, anlamak
  3. stand for
    v. anlamına gelmek, temsil etmek,
  4. unprecedented
    s. eşi görülmemiş, eşi benzeri görülmemiş, örneğine rastlanmamış, benzeri yaşanmamış
  5. immense
    s. engin, uçsuz bucaksız, muazzam, harika, mükemmel
  6. immensely
    zf. son derece, pek çok
  7. further
    • zf. daha ileri, daha fazla, ileri, ileride, öte, ötede, öteye, ayrıca, bundan başka
    • s. ileriki, ötedeki, ilerideki, ilave edilen, ek
  8. custom
    n. gelenek, görenek, adet, alışkanlık, töre, örf ve adetler hukuku; müşterisi olma; alışveriş
  9. revel
    v. eğlenmek, alem yapmak, zevk almak, mest olmak
  10. wistful
    s. istekli, arzulu, hasret çeken, özlemiş, dalgın, düşünceli
  11. ankle
    • n. ayak bileği, ayak bileği kemiği
    • v. yürümek
  12. mutual
    s. karşılıklı, iki taraflı, müşterek, ortak
  13. reticent
    s. suskun, ketum, ağzı sıkı, sessiz, bildiğini söylemeyen
  14. merit
    • v. değmek, layık olmak, hak etmek
    • n. değer, erdem, meziyet, fazilet, yararlık
  15. gleam
    v. ışın yaymak, parıldamak, ışıldamak, pırıldamak, parlamak, ışımak
  16. predominantly
    z. genelde, çoğu Ex: The representatives were predominantly European. Temsilcilerin çoğu Avrupalıydı.
  17. behalf
    taraf
  18. patronize
    (Amer.) v. korumak, himaye etmek, müşterisi olmak, desteklemek, küçük görmek
  19. impact
    • n. çarpışma, çarpma, vuruş, darbe, etki, şok
    • v. sıkıştırmak, pekiştirmek
  20. possession
    n. sahibi olma, mülk edinme, sahiplik, mülk, tasarruf, hakim olma, sahip olunan şey, varlık
  21. augmentation
    n. artırma, çoğaltma, artış, büyüme
  22. ostentatious
    s. gösterişli, azametli, havalı, fiyakalı
  23. proclaim
    v. ilan etmek, duyurmak, bildirmek, beyan etmek
  24. taste
    • v. tatmak, tadına bakmak, yaşamak, tadı olmak
    • n. tat, çeşni, lezzet, tad, zevk, beğeni, tadımlık miktar
  25. herald
    n. haberci, müjdeci, elçi, hanedan armacısıv. müjdelemek, haber vermek, bildirmek, yayınlamak, selamlamak, takdim etmek  grandioses. heybetli, görkemli, muazzam, göz alıcı, tantanalı  divinelygörkemli, (splendidly) cultivationn. tarım, ziraat, işleme, yetiştirme, yetişme, terbiye; görgü  base uponv. dayandırmak, dayamak  commissionn. görev, vazife, görevlendirme, atama; terfi, atama belgesi; sipariş, ısmarlama; talimat; komisyon, aracı kârı; heyet, kurul, komite  enablev. yetki vermek, olanak vermek, olanak tanımak, izin vermek  transactionn. işlem, muamele  in orderahenkli, düzenli, sıra ile, sıralı, usulüne göre, usule uygun  smoothlyzf. düzgünce, kolayca, pürüzsüzce, sarsıntısızca, yumuşacık bir şekilde  domainn. malikâne, mülk, memleket, ülke, alan, ilgi alanı, muhit, çevre, domain  broaderdaha geniş  gather upv. toplamak, biriktirmek arbitern. hakem, yargıcı, söz sahibi, efendi, belirleyici  exhibitorn. sergileyen kimse, sergici, sinemacı  sort oftür (ex. short of system) commercializationticarilestirme  come to lightkeşfedilmek
    • heraldn. haberci, müjdeci, elçi, hanedan armacısı
    • v. müjdelemek, haber vermek, bildirmek, yayınlamak, selamlamak, takdim etmek
  26. grandiose
    s. heybetli, görkemli, muazzam, göz alıcı, tantanalı
  27. divinely
    görkemli, (splendidly)
  28. cultivation
    n. tarım, ziraat, işleme, yetiştirme, yetişme, terbiye; görgü
  29. base upon
    v. dayandırmak, dayamak
  30. commission
    n. görev, vazife, görevlendirme, atama; terfi, atama belgesi; sipariş, ısmarlama; talimat; komisyon, aracı kârı; heyet, kurul, komite
  31. enable
    v. yetki vermek, olanak vermek, olanak tanımak, izin vermek
  32. transaction
    n. işlem, muamele
  33. in order
    ahenkli, düzenli, sıra ile, sıralı, usulüne göre, usule uygun
  34. smoothly
    zf. düzgünce, kolayca, pürüzsüzce, sarsıntısızca, yumuşacık bir şekilde
  35. domain
    n. malikâne, mülk, memleket, ülke, alan, ilgi alanı, muhit, çevre, domain
  36. broader
    daha geniş
  37. gather up
    v. toplamak, biriktirmek
  38. arbiter
    n. hakem, yargıcı, söz sahibi, efendi, belirleyici
  39. exhibitor
    n. sergileyen kimse, sergici, sinemacı
  40. sort of
    tür (ex. short of system)
  41. commercialization
    ticarilestirme
  42. come to light
    keşfedilmek

What would you like to do?

Home > Flashcards > Print Preview