1-25

Card Set Information

Author:
noko96
ID:
32712
Filename:
1-25
Updated:
2010-09-04 11:30:32
Tags:

Folders:

Description:
1-25
Show Answers:

Home > Flashcards > Print Preview

The flashcards below were created by user noko96 on FreezingBlue Flashcards. What would you like to do?


  1. disparate
    different
  2. eclectic
    çeşitli
  3. conspicuous
    göze çarpan
  4. subtle
    imalı, göze çarpmayan, alttan alttan
  5. to digress
    konudan sapmak
  6. to dissent
    to disagree
  7. to procrastinate
    ertelemek
  8. to alleviate
    azaltmak
  9. to distort
    bozmak, çarpıtmak
  10. oblivious
    unaware
  11. resolute
    kararlı
  12. compassion
    şevkat
  13. to undermine
    yıkmak, kuyusunu kazmak
  14. to perplex
    şaşırtmak
  15. hypocricy
    yalancılık, ikiyüzlülük
  16. pragmatic
    pratik
  17. to cherish
    çok değer vermek
  18. merit
    value
  19. to merit
    haketmek
  20. to relish
    tadını çıkarmak, to enjoy
  21. explicit
    clear
  22. implicit
    imalı
  23. cynical
    pesimist ve alaycı
  24. sardonic
    alaycı
  25. sarcastic
    alaycı
  26. to pretend
    ikisi de rol yapmak
  27. to feign
    ikisi de rol yapmak
  28. to confirm
    hepsi onaylamak
  29. to condone
    hepsi onaylamak
  30. to endorse
    hepsi onaylamak
  31. to sanction
    hepsi onaylamak
  32. to comply
    to obey
  33. to conform
    to obey
  34. to compromise
    uzlaşmak 2. tehlikeye atmak
  35. to reconcile
    barışmak
  36. conciliatory
    barışçıl
  37. confrontational
    kavgacı
  38. wary
    temkinli
  39. leery
    temkinli
  40. cautious
    temkinli
  41. to enhance
    arttırmak, güçlendirmek
  42. to foster
    to encourage, teşvik etmek
  43. deplete
    used up, almost bitmiş
  44. replete
    full
  45. austere
    1. strict 2. süssüz, çok sade
  46. parched:
    1. kurak 2. thirsty
  47. arid
    kurak
  48. skeptical
    ikisi de şüpheci
  49. dubious:
    bu bir de şüpheli
  50. equivocal:
    belirsiz
  51. ambiguous
    belirsiz
  52. taciturn
    az konuşan
  53. laconic
    az konuşan
  54. reticent
    az konuşan, mesafeli
  55. adverse:
    ters, zıt
  56. adversity:
    zorluk
  57. adversary:
    düşman, rakip
  58. perceptive:
    sezgili, anlayan, farkeden, gören
  59. insightful
    sezgili, anlayan, farkeden, gören
  60. *decorous:
    1. görgülü 2. sakin, ağırbaşlı
  61. placid:
    sakin
  62. tranquil
    sakin
  63. collected
    sakin
  64. composed
    sakin
  65. serene
    sakin
  66. scheme:
    entrika
  67. machinations
    entrika
  68. deliberate:
    kasti
  69. robust:
    strong
  70. to deliberate:
    düşünüp taşınmak
  71. ornate:
    süslü
  72. florid:
    süslü
  73. to embellish:
    süslemek
  74. to adorn:
    süslemek
  75. to revere:
    saygı duymak
  76. to venerate
    saygı duymak
  77. intransigent:
    taviz vermeyen, dediğim dedik
  78. unyielding
    taviz vermeyen, dediğim dedik
  79. dogmatic
    taviz vermeyen, dediğim dedik
  80. doctrinaire
    taviz vermeyen, dediğim dedik
  81. invaluable =
    valuable
  82. impassive =
    passive
  83. ingenious =
    genius
  84. inflammable =
    flammable
  85. impassioned =
    passioned
  86. spurious:
    sahte (opposite of genuine)
  87. egregious:
    gözardı edilemeyecek kadar kötü (mesela hata)
  88. to mimic:
    aynısını yapmak
  89. to imitate;
    aynısını yapmak
  90. to emulate:
    özenerek aynısını yapmak
  91. arrogant:
    kibirli
  92. pompous
    kibirli
  93. smug
    kibirli
  94. to espouse:
    to support
  95. to censure:
    kınamak, eleştirmek
  96. innocuous:
    harmless
  97. fallacious:
    mantık hatalı
  98. inconsequential:
    unimportant
  99. lurid:
    korkunç(savaş alanındaki gibi korkunç, for example)
  100. graphic
    korkunç(savaş alanındaki gibi korkunç, for example)
  101. to mitigate:
    to alleviate
  102. lucid:
    clear
  103. to abstain:
    to stay away from
  104. mundane:
    dünyevi or sıkıcı
  105. auspicious:
    hayırlı
  106. ominous:
    hayırsız
  107. temper(n):
    1. huy 2. sinirlilik
  108. to temper:
    dizginlemek, azaltmak, ılımlılaştırmak
  109. temperance:
    ılımlı, orta şekerli, extreme olmayan
  110. moderation
    ikisi de ılımlı, orta şekerli, extreme olmayan
  111. to scrutinize:
    to examine very carefully
  112. prosaic:
    sıkıcı
  113. barrage:
    bombardıman
  114. to alter:
    to change
  115. myth:
    yanlış inanç
  116. to ameliorate:
    to improve, to make better
  117. to appraise:
    ölçmek, değerlendirmek
  118. to assess
    ölçmek, değerlendirmek
  119. to assay
    ölçmek, değerlendirmek
  120. trivial :
    önemsiz
  121. frivolous
    önemsiz
  122. trifling
    önemsiz
  123. inscrutable:
    anlaşılmaz
  124. pungent:
    having a strong smell or taste
  125. meticulous:
    titiz
  126. pundit:
    expert
  127. to supplant:
    to replace
  128. obstinate:
    inatçı
  129. intrepid:
    cesur
  130. evanescent:
    kısa süren, geçici
  131. ephemeral
    kısa süren, geçici
  132. to intimidate:
    korkutmak
  133. indignant:
    kızgın
  134. nonchalant:
    umursamaz tavırlı
  135. probity:
    integrity
  136. fraud:
    sahtekarlık
  137. ruthless:
    acımasız
  138. conviction:
    1. belief 2. mahkumiyet
  139. prose:
    düzyazı
  140. corruption:
    yozlaşma
  141. to refute:
    yanlışlamak
  142. competent:
    becerikli, işinin ehli
  143. constitution:
    1. anayasa 2. bünye
  144. narrative:
    hikaye
  145. vignette:
    short description
  146. industrious:
    çalışkan
  147. assiduous
    çalışkan
  148. persevering:
    çalışkan, yılmayan
  149. diligent
    çalışkan, yılmayan
  150. surreptitious:
    gizli
  151. stealthy
    gizli
  152. clandestine
    gizli
  153. to compete
    rekabet etmek, yarışmak
  154. to vie
    rekabet etmek, yarışmak
  155. to contest (bu bir de oppose demek)
    rekabet etmek, yarışmak,oppose
  156. to overwhelm:
    to be too much, boğmak, bunaltmak
  157. overwhelming:
    1. bunaltıcı 2.karşı konulamaz,çok büyük ( mesela majority)
  158. to flourish:
    büyümek, gelişmek, zenginleşmek
  159. to prosper
    büyümek, gelişmek, zenginleşmek
  160. to thrive
    büyümek, gelişmek, zenginleşmek
  161. to accord:
    agree
  162. to concur
    agree
  163. to accede
    agree
  164. to acquiesce
    agree
  165. to concede
    agree
  166. to assent
    agree
  167. salutary:
    sağlıklı, yararlı
  168. salubrious
    sağlıklı, yararlı
  169. scrupulous:
    1. ahlaklı 2. titiz, dikkatli
  170. disposition:
    1. huy 2. eğilim
  171. to be disposed to……:
    eğilimi olmak
  172. effusive:
    abartılı or abartılı duygusal
  173. potent:
    güçlü
  174. to proliferate-prolific:
    artmak, çoğalmak - üretken
  175. profound:
    derin (laf olur, belief olur, filozofi olur)
  176. convention:
    1. tradition 2. toplantı
  177. to delineate:
    to describe
  178. to corroborate:
    desteklemek
  179. to exasperate:
    1. kızdırmak 2. yormak
  180. conundrum:
    puzzling problem
  181. transient:
    geçici
  182. neophyte:
    çaylak, acemi
  183. novice
    çaylak, acemi
  184. tyro
    çaylak, acemi
  185. to condense:
    kısaltmak
  186. to curtail
    kısaltmak
  187. to abridge
    kısaltmak
  188. to abbreviate
    kısaltmak
  189. to exacerbate:
    to worsen
  190. to aggravate
    to worsen
  191. subservient:
    ezik itaatkar
  192. submissive
    ezik itaatkar
  193. servile
    ezik itaatkar
  194. parsimonious:
    cimri
  195. stingy
    cimri
  196. frugal
    cimri
  197. miserly
    cimri
  198. to embroil:
    kötü bir duruma karışmak
  199. to extricate:
    kötü bir durumdan kurtulmak
  200. superficial:
    yüzeysel
  201. artificial:
    yapay
  202. credible:
    güvenilir, inanılır, plausible
  203. credulous:
    saf
  204. credit:
    1. praise 2.güven 3. itibar
  205. incredulous:
    inanmayan
  206. didactic:
    eğitici, öğretici
  207. pedagogical
    eğitici, öğretici
  208. dilletante:
    yüzeysel bilgisi olan, uzman olmayan
  209. dabbler
    yüzeysel bilgisi olan, uzman olmayan
  210. relevant:
    1.alakalı 2.önemli 3.geçerli
  211. reprehensible:
    kınanması gereken
  212. to augment:
    arttırmak
  213. vociferous:
    loud
  214. tentative:
    1.deneme babında, emin olmadan 2.firm veya kesin olmayan
  215. tenacious:
    1. firm 2. yılmayan
  216. querulous:
    şikayetçi
  217. awe:
    çok büyük hayranlık
  218. indifference:
    umursamazlık
  219. disinterested:
    impartial
  220. stoic:
    hislerini belli etmeyen, şikayet etmeyen
  221. hospitality:
    misafirperverlik
  222. integrity:
    karakter sağlamlığı, dürüstlük
  223. to preserve:
    muhafaza etmek
  224. to vacillate:
    kararsız olmak, gidip gelmek
  225. animosity:
    düşmanlık
  226. hostility
    düşmanlık
  227. enmity
    düşmanlık
  228. antagonism
    düşmanlık
  229. inimical:
    düşmanca
  230. affluent:
    zengin
  231. opulent
    zengin
  232. severe:
    ciddi, ağır
  233. grave
    ciddi, ağır
  234. astute:
    zeki
  235. judicious
    zeki
  236. perspicacious
    zeki
  237. sagacious
    zeki
  238. to substantiate:
    kanıtlamak
  239. sanguine:
    1. optimistic 2. kanlı
  240. tedium:
    boredom
  241. wit:
    zeka (witty: zekice humorous)
  242. to resent:
    kızmak+gücenmek
  243. patron:
    müşteri
  244. to indulge:
    1. to satisfy 2.şımartmak 3.hoşgörmek
  245. indulgent:
    şımartan
  246. tenable:
    reasonable, makul
  247. sound
    reasonable, makul
  248. contrite:
    pişman
  249. remorseful
    pişman
  250. penitent
    pişman
  251. repentant
    pişman
  252. rueful
    pişman
  253. to regret:
    1. pişman olmak 2. üzülmek
  254. unwittingly:
    kasti olmayan, farkında olmadan
  255. inadvertantly
    kasti olmayan, farkında olmadan
  256. gloomy:
    kasvetli
  257. dreary
    kasvetli
  258. remiss:
    ihmalkar
  259. negligent
    ihmalkar
  260. negligible:
    ihmal edilecek kadar küçük, önemsiz
  261. soporific:
    sıkıcı, uyku getiren
  262. renown:
    ün
  263. rational:
    mantıklı
  264. idiosyncratic:
    kendine özgü
  265. remedy:
    ilaç, çare
  266. dignity:
    onur, ağırbaşlılık
  267. ambivalent:
    kararsız
  268. depraved:
    ahlaksız
  269. to lobby:
    kulis yapmak
  270. to assert:
    to claim
  271. epitome:
    best örnek, zirvedeki kişi
  272. edifice:
    bina
  273. facade:
    görunen yüz
  274. serendipity:
    beklenmedik hoş tesadüf
  275. chagrin:
    embarassment
  276. cerebral:
    hep aklını not duygusunu kullanan
  277. discreet:
    hem temkinli hem çaktırmadan
  278. whim:
    gelip geçici heves
  279. deed:
    act
  280. posture:
    vücudun duruşu
  281. demeanor:
    tavır
  282. consistent:
    1. uyumlu 2. istikrarlı
  283. turmoil:
    karışıklık
  284. assertive:
    girişken
  285. grotesque:
    tuhaf and çirkin
  286. bizarre:
    tuhaf
  287. dilatory:
    geciktirici
  288. candid/candor:
    dürüst, samimi
  289. to juxtapose:
    to compare
  290. to mar:
    bozmak, lekelemek
  291. gullible:
    saf
  292. kin:
    akraba
  293. guile:
    kurnazlık, hinoğluhinlik
  294. guileless:
    saf
  295. diversion:
    1. sapma 2.eğlence
  296. to amble
    to walk
  297. to ambulate:
    to walk
  298. hue:
    color
  299. conceited:
    kibirli
  300. to exculpate:
    suçsuzluğunu göstermek
  301. superfluous:
    unneessary
  302. facetious:
    sulu, yersiz şakacı
  303. formidable:
    çok güçlü, ürkütücü bu yüzden
  304. redoubtable
    çok güçlü, ürkütücü bu yüzden
  305. mediator:
    arabulucu, hakem
  306. arbitrator
    arabulucu, hakem
  307. adjudicator
    arabulucu, hakem
  308. umpire
    arabulucu, hakem
  309. arbiter
    arabulucu, hakem
  310. enthusiastic:
    coşkulu, şevkli
  311. fervent
    coşkulu, şevkli
  312. ardent
    coşkulu, şevkli
  313. to laud:
    övmek
  314. to extol
    övmek
  315. accolade:
    övgü
  316. clamor:
    gürültü
  317. din
    gürültü
  318. to incriminate:
    suçlu olduğunu göstermek
  319. to inculpate
    suçlu olduğunu göstermek
  320. bold:
    cesur
  321. dauntless
    cesur
  322. to mull:
    to think
  323. to ruminate
    to think
  324. to reflect
    to think
  325. to ponder
    to think
  326. solemn:
    ciddi, ağırbaşlı
  327. somber:
    ciddi, kasvetli
  328. viable:
    workable
  329. feasible
    workable
  330. terse:
    kısa ve öz
  331. pithy
    kısa ve öz
  332. concise
    kısa ve öz
  333. succint
    kısa ve öz
  334. munificent:
    cömert
  335. magnanimous
    cömert
  336. philanthropist:
    hayırsever insan
  337. tycoon:
    zengin ve güçlü “
  338. reactionary:
    tutucu “
  339. maverick:
    kuralları takmayan
  340. pariah:
    outcast
  341. pauper:
    fakir
  342. paragon:
    model
  343. zenith:
    zirve
  344. apogee
    zirve
  345. apex
    zirve
  346. summit
    zirve
  347. pinnacle
    zirve
  348. nadir:
    en dip nokta
  349. haphazard:
    keyfi, random’a benzer
  350. arbitrary
    keyfi, random’a benzer
  351. charm:
    evil’dan koruyucu muska
  352. amulet
    evil’dan koruyucu muska
  353. talisman
    evil’dan koruyucu muska
  354. dirge:
    ağıt
  355. elegy
    ağıt
  356. gratuitous:
    1. bedava 2. gereksiz
  357. nursery:
    1. çiçeklik 2. bebek odası
  358. counterfeit:
    sahte (para)
  359. irrigation:
    sulama
  360. volition:
    free will
  361. eulogy:
    övgü
  362. to invigorate:
    canlandırmak, energize
  363. tonic:
    enerji veren içecek
  364. unremitting:
    incessant
  365. infallible:
    perfect
  366. unwarranted:
    unnecessary, uncalled for
  367. reciprocal:
    karşılıklı
  368. mutual
    karşılıklı
  369. congenital:
    doğuştan olan, doğasında olan
  370. innate
    doğuştan olan, doğasında olan
  371. inherent
    doğuştan olan, doğasında olan
  372. fertile:
    verimli
  373. fecund
    verimli
  374. query:
    soru, sorgulama
  375. inquiry
    soru, sorgulama
  376. to debunk:
    eleştirmek
  377. detractor:
    eleştiren
  378. controversial:
    tartışmalı
  379. capricious:
    kaprisli, değişken
  380. mercurial
    kaprisli, değişken
  381. fickle
    kaprisli, değişken
  382. to convey:
    iletmek
  383. orthodox:
    tutucu
  384. to ridicule:
    alay etmek
  385. to mock
    alay etmek
  386. to reflect:
    1.yansıtmak 2.düşünmek
  387. comprehensive:
    kapsamlı
  388. prudent:
    temkinli
  389. to verify:
    doğrulamak
  390. entrenched:
    sabit, fixed, kolay değişmez
  391. to commend:
    övmek
  392. to vindicate:
    haklı çıkarmak
  393. prophet:
    kahin
  394. exuberant:
    coşkulu, energetic
  395. vindictive:
    kindar
  396. lugubrious:
    sad
  397. progenitor:
    ata
  398. to avoid:
    kaçınmak
  399. to avert
    kaçınmak
  400. to evade
    kaçınmak
  401. to conceal:
    gizlemek
  402. to disguise
    gizlemek
  403. to dissemble
    gizlemek
  404. intriguing:
    ilginç
  405. beguiling
    ilginç
  406. tantalizing
    ilginç
  407. titillating
    ilginç
  408. articulate:
    güzel konuşan
  409. eloquent
    güzel konuşan
  410. to attribute:
    atfetmek
  411. to impute
    atfetmek
  412. ingenUous:
    naive
  413. artless
    naive
  414. animated:
    canlı, hareketli
  415. to impugn:
    to attack as false or lacking integrity
  416. to gainsay:
    to oppose, to contradict
  417. altruistic:
    fedakar
  418. posterity:
    gelecek nesiller
  419. to renege:
    sözünden dönmek
  420. impudent:
    küstah, terbiyesiz
  421. impertinent
    küstah, terbiyesiz
  422. officious:
    kendini pek önemseyen ve işgüzar
  423. to inflict:
    acı vs. vermek
  424. to rebuke:
    azarlamak
  425. ubiquitous:
    her yerde olan
  426. infamous:
    kötü ünü olan
  427. notorious
    kötü ünü olan
  428. liable:
    1. responsible 2. possible
  429. liability:
    1. responsibility 2. disadvantage 3. debt
  430. to deride:
    küçük görmek
  431. to belittle
    küçük görmek
  432. to condescend
    küçük görmek
  433. to patronize
    küçük görmek
  434. chaff
    küçük görmek
  435. disdain
    küçük görmek
  436. amiable:
    friendly
  437. amicable
    friendly
  438. affable
    friendly
  439. genial
    friendly
  440. congenial
    friendly
  441. cordial
    friendly
  442. courteous
    friendly
  443. obliging
    friendly
  444. urbane
    friendly
  445. vitriolic:
    yakıcı, acı (mesela eleştiri de olur)
  446. caustic
    yakıcı, acı (mesela eleştiri de olur)
  447. acrid
    yakıcı, acı (mesela eleştiri de olur)
  448. acrimonious
    yakıcı, acı (mesela eleştiri de olur)
  449. astringent
    yakıcı, acı (mesela eleştiri de olur)
  450. vituperative:
    küfürlü
  451. to mourn:
    yas tutmak
  452. to incur:
    bring upon oneself
  453. dormant:
    inactive
  454. predicament:
    unpleasant situation
  455. covetous:
    greedy
  456. venal
    greedy
  457. avaricious
    greedy
  458. rapacious
    greedy
  459. destitute:
    fakir
  460. penurious
    fakir
  461. indigent
    fakir
  462. impecunious
    fakir
  463. impoverished
    fakir
  464. omen:
    kehanet
  465. portent
    kehanet
  466. harbinger
    kehanet
  467. propensity:
    düşkünlük
  468. predilection
    düşkünlük
  469. penchant
    düşkünlük
  470. proclivity
    düşkünlük
  471. bent
    düşkünlük
  472. to thwart:
    engellemek
  473. to stymie
    engellemek
  474. forgery:
    sahtekarlık
  475. unassuming:
    modest
  476. incipient:
    yeni başlayan
  477. repast:
    meal
  478. comestibles:
    food
  479. saporous:
    lezzetli
  480. corpulent:
    şişman
  481. emaciated:
    pek zayıf
  482. to devour:
    hırsla, iştahla yemek (okumak falan da olur)
  483. voracious:
    doymaz
  484. ravenous
    doymaz
  485. adage:
    atasözü
  486. appellation:
    isim
  487. to swagger:
    hava atarak yürümek
  488. to strut
    hava atarak yürümek
  489. prostrate:
    1. yüzükoyun yatmış 2. halsiz
  490. profane:
    küfürlü, kirli, saygısız
  491. torrid:
    çok sıcak
  492. sluggish:
    ağır hareket eden, tembel
  493. torpid:
    uyuşuk
  494. mien:
    yüz ifadesi
  495. grandiloquent:
    tumturaklı, şatafatlı (konuşma)
  496. bombastic:
    abartmalı, şişiririlmiş (konuşma)
  497. pusillanimous:
    korkak
  498. temerity:
    cesaret
  499. propitious:
    hayırlı, favorable
  500. timid:
    ürkek or shy
  501. timorous
    ürkek or shy
  502. to soothe:
    sakinleştirmek, yatıştırmak
  503. to mollify
    sakinleştirmek, yatıştırmak
  504. to appease
    sakinleştirmek, yatıştırmak
  505. to propitiate
    sakinleştirmek, yatıştırmak
  506. pedestrian:
    1. sıkıcı 2. yaya
  507. enthralling:
    büyüleyici
  508. blithe:
    neşeli
  509. morose:
    somurtkan
  510. immaculate:
    tertemiz, kusursuz
  511. unkempt:
    dağınık
  512. squalid:
    pis
  513. paltry:
    değersiz, önemsiz
  514. antediluvian:
    obsolete
  515. intractable:
    kolay idare edilmeyen, inatçı
  516. refractory
    kolay idare edilmeyen, inatçı
  517. to scorn:
    alay ederek küçük görmek
  518. to scoff
    alay ederek küçük görmek
  519. knave:
    hilekar insan
  520. rogue
    hilekar insan
  521. to pique:
    sinirlendirmek
  522. to vex
    sinirlendirmek
  523. to peeve
    sinirlendirmek
  524. to provoke
    sinirlendirmek
  525. to affront
    sinirlendirmek (bu to insult da demek)
  526. voluble:
    geveze
  527. garrulous
    geveze
  528. verbose
    geveze
  529. to enervate:
    kuvvetini azaltmak
  530. rustic:
    rural + simple
  531. arcane:
    sır olan, gizli
  532. to relinquish:
    vazgeçmek, bırakmak
  533. abstruse:
    anlaşılması güç
  534. insidious:
    sinsi
  535. impervious:
    etkilenmeyen
  536. inexorable:
    yolundan şaşmayan, yılmaz
  537. unswerving
    yolundan şaşmayan, yılmaz
  538. unrelenting
    yolundan şaşmayan, yılmaz (bu ceaseless de demek)
  539. adamant
    yolundan şaşmayan, yılmaz
  540. lackadaisical:
    lethargic
  541. listless
    lethargic
  542. to flout:
    açıkça itaat etmemek
  543. to buttress:
    to reinforce, support
  544. to uplift:
    to improve, enrich
  545. prospect:
    1. beklenen şey 2. ümit
  546. to promote:
    1. terfi etmek 2. reklamını yapmak
  547. fabrication:
    uydurma
  548. prognosis:
    tahmin
  549. to promulgate:
    resmen ilan etmek
  550. to flaunt:
    gösteriş yapmak
  551. to accommodate:
    1. to help 2.to house 3. to adapt
  552. deleterious:
    (sağlığa) zararlı
  553. rectitude:
    dürüstlük
  554. havoc:
    destruction
  555. commensurate:
    orantılı, uygun
  556. to tout:
    reklamını yapmak
  557. touching:
    duygulandırıcı
  558. moving
    duygulandırıcı
  559. poignant
    duygulandırıcı
  560. onerous:
    zor, yorucu
  561. arduous
    zor, yorucu
  562. taxing
    zor, yorucu
  563. strenuous
    zor, yorucu
  564. to oblige:
    1. zorlamak 2. memnun etmek
  565. obliged(adj):
    minnettar
  566. obliging:
    helpful, nazik
  567. accommodating:
    helpful, uzlaştırıcı
  568. amenable:
    yumuşak başlı
  569. pristine:
    el değmemiş
  570. unspoilt
    el değmemiş
  571. to divulge:
    to announce
  572. to reveal
    to announce
  573. flagrant:
    negatif bir şeyi göze çarpa çarpa
  574. blatant
    negatif bir şeyi göze çarpa çarpa
  575. to taunt:
    to mock
  576. to jeer
    to mock
  577. to invoke:
    dua etmek, çağırmak
  578. tenuous:
    ince, hafif, yerleşmemiş, insignificant
  579. precipitous:
    acele
  580. to purloin:
    to steal
  581. ineffable:
    sözle ifade edilemez
  582. to proscribe:
    yasak etmek, mahkum etmek
  583. loath:
    isteksiz
  584. nebulous:
    kesin olmayan
  585. hazy
    kesin olmayan
  586. verity:
    doğruluk
  587. veracity
    doğruluk
  588. to evoke:
    aklına getirmek, uyandırmak, hissettirmek
  589. redundant:
    gereksiz tekrar edilmiş
  590. cacophony:
    gürültü
  591. importunate:
    ısrarcı ve rahatsız eden
  592. to expound:
    explain
  593. to efface:
    silmek
  594. self-effacing:
    modest
  595. fortitude:
    strength, dayanıklılık
  596. levity:
    yersiz şakacılık
  597. to bolster:
    to support
  598. to ingratiate:
    sevdirmek(bazen yağcılıkla)
  599. to abominate:
    nefret etmek
  600. to loathe
    nefret etmek
  601. to sully:
    kirletmek
  602. to tarnish
    kirletmek
  603. colossal:
    çok büyük
  604. gargantuan
    çok büyük
  605. mammoth
    çok büyük
  606. prodigious
    çok büyük
  607. diminutive:
    çok küçük
  608. miniscule
    çok küçük
  609. minute
    çok küçük
  610. diffident:
    shy
  611. deference:
    respect
  612. peremptory:
    kati, kesin
  613. categorical
    kati, kesin
  614. missive:
    mektup
  615. ornery:
    huysuz
  616. to defer:
    ertelemek
  617. wistful:
    melankolik ve özlemli
  618. to encompass:
    to include
  619. to incorporate
    to include
  620. to hamper:
    engellemek
  621. prodigal:
    müsrif
  622. exclusive:
    bir kişi veya bir gruba has, hariç tutan
  623. to contrive:
    bir yolunu bulmak, düşünmek
  624. to prescribe:
    emretmek
  625. opaque:
    1. şeffaf olmayan 2. kolay anlaşılmayan
  626. arbor:
    ağaç
  627. to exhort:
    1. teşvik etmek, urge 2. öğüt vermek
  628. rhetoric:
    söylem, konuşma
  629. discourse
    söylem, konuşma
  630. to delimit:
    sınır çizmek
  631. to demarcate
    sınır çizmek
  632. to circumscribe
    sınır çizmek
  633. prepossessing:
    çekici
  634. alluring
    çekici
  635. captivating
    çekici
  636. limber:
    esnek
  637. lithe
    esnek
  638. perennial:
    hep süren
  639. perpetual
    hep süren
  640. to vanquish/the vanquished:
    yenmek/yenilmiş
  641. debacle:
    felaket, büyük yenilgi
  642. mellifluous:
    sweet sounding
  643. oblique:
    convoluted
  644. providence:
    1. fate 2. prudence
  645. provident:
    1. cimri 2. prudent
  646. providential:
    lucky
  647. fortuitous
    lucky
  648. obsequious:
    yalakalık yapan
  649. fawning
    yalakalık yapan
  650. sycophantic
    yalakalık yapan
  651. to absolve
    suçu affetmek
  652. to redeem
    kurtarmak
  653. to beseech
    yalvarmak
  654. trite
    basmakalıp
  655. restive
    restless, agitated
  656. subversive
    yıkıcı
  657. to cajole
    tatlı sözle kandırmak, ikna etmek
  658. to coax
    tatlı sözle kandırmak, ikna etmek
  659. calamity
    catastrophe
  660. callow
    tecrübesiz
  661. indubitable
    certain, kesin
  662. incontrovertible
    certain, kesin
  663. incontestable
    certain, kesin
  664. cumbersome
    burdensome, bulky, awkward
  665. deciduous
    yaprakları dökülen + geçici
  666. largess
    cömertlik
  667. to desiccate
    kurutmak
  668. to falter
    tereddüt etmek, duraklamak
  669. lassitude
    halsizlik
  670. zest
    lezzet, zevk
  671. to foil
    engellemek
  672. to galvanize
    hareketlendirmek
  673. dolorous
    kederli
  674. to goad
    teşvik etmek
  675. to hoax
    aldatmak
  676. hyperbole
    exaggeration
  677. ignominious
    namussuz
  678. truculent
    zalim
  679. immaterial
    önemsiz
  680. maudlin
    aşırı duygusal, ağlamaklı
  681. nominal
    1. isimle ilgili 2. önemsiz
  682. tribute
    övme
  683. to prevaricate
    yalan söylemek
  684. homage
    hürmet
  685. travesty
    alay, haksızlık
  686. perverse
    abnormal, unnatural
  687. umbrage
    gücenme
  688. vagary
    kapris, whim
  689. wont
    habit
  690. overbearing
    zorba tavırlı
  691. zeal
    istek, heves
  692. alacrity
    eagerness
  693. disaffected
    disloyal
  694. progeny
    offspring
  695. to unfetter
    liberate
  696. exhaustive
    comprehensive
  697. to ratify
    to approve, sanction
  698. haunting
    disturbing
  699. evocative
    disturbing
  700. turncoat
    traitor
  701. dogged
    determined
  702. unconscionable
    ahlaksız, amoral
  703. meander
    dolambaçlı yol
  704. to rummage
    to search
  705. opprobrious
    1. insulting 2. shameful
  706. imperturbable
    calm
  707. to lure
    to tempt
  708. retaliation
    revenge
  709. conclave
    secret/private meeting
  710. reproach
    blame, censure
  711. fib
    lie
  712. dulcet
    euphonious
  713. genteel
    refined, cultured
  714. harrowing
    distressing
  715. to teem
    to be full of, abound
  716. sheer
    total, absolute
  717. lucrative
    karlı (profitable)
  718. unanimous
    agreed (oybirliği)
  719. slapdash
    careless
  720. relentless
    nonstop
  721. unbidden
    uninvited
  722. to perpetuate
    to continue, to keep alive
  723. tribulation
    adversity
  724. retribution
    punishment
  725. to trespass
    to intrude
  726. to encroach
    to intrude
  727. to fashion
    to make, create, design
  728. to mould
    to make, create, design
  729. to contrive
    to make, create, design
  730. to forge
    to make, create, design
  731. to peste
    to annoy
  732. rankle
    to annoy
  733. harry
    to annoy
  734. itinerary
    schedule
  735. itinerant
    gezgin
  736. ebullient
    coşkulu
  737. radiant
    happy
  738. chimerical
    hayali
  739. factitious
    artificial, affected
  740. to wheedle
    cajole
  741. pandemic
    widespread
  742. to commiserate
    feel sympathy, pity for
  743. grudging
    reluctant
  744. effervescence
    exuberance
  745. haughty:
    arrogant
  746. assuming
    arrogant
  747. imperious
    arrogant
  748. lofty
    arrogant (bu yüksek de demek)
  749. overweening
    arrogant
  750. supercilious
    arrogant
  751. to withstand:
    to resist
  752. to withhold:
    to keep back
  753. to wither:
    to decay
  754. to wilt
    to decay
  755. to atrophy (verb + noun)
    to decay
  756. to yield:
    to produce, to give in, to comply
  757. yardstick:
    standard
  758. kindred:
    similar
  759. to engender:
    to produce, cause, create
  760. illicit:
    illegal
  761. to renounce:
    vazgeçmek, reddetmek
  762. nether:
    lower
  763. proxy:
    representative
  764. knack:
    beceri
  765. bent
    beceri
  766. flair
    beceri
  767. to denounce:
    suçlamak, kınamak
  768. doom:
    destruction
  769. exertion:
    effort
  770. to steer:
    drive
  771. doting:
    adoring
  772. haven:
    sığınak
  773. sanctuary
    sığınak
  774. sanctum
    sığınak
  775. asylum
    sığınak
  776. refuge
    sığınak
  777. to contemplate:
    think about
  778. faculty:
    ability
  779. to impart:
    to convey
  780. to bequeath:
    miras bırakmak
  781. vigilant:
    tetikte olan, uyanık, ihtiyatlı
  782. irrevocable:
    irreversible, unalterable
  783. exhilarating:
    invigorating
  784. toady:
    servile dalkavuk
  785. ulterior:
    gizli, unstated
  786. insurgent:
    asi
  787. impregnable:
    invulnerable
  788. unassailable
    invulnerable
  789. to impede:
    engellemek
  790. mendacious:
    yalancı, dürüst olmayan
  791. to divest:
    yoksun bırakmak
  792. mirth:
    neşe
  793. contiguous:
    bitişik
  794. adjacent
    bitişik
  795. contentious:
    kavgacı
  796. listless:
    enerjisiz
  797. luster:
    parlaklık
  798. sedulous:
    assiduous
  799. undue:
    excessive
  800. cavalier:
    arrogant
  801. crotchety:
    eccentric, whimsical
  802. to dissipate:
    to scatter, dağılmak
  803. elliptical:
    ambiguous
  804. to engage:
    to attract, to hire, to confront
  805. to enfrenchise:
    oy hakkı vermek
  806. undoing:
    ruin
  807. to fathom:
    to comprehend
  808. furor:
    great excitement
  809. to incense:
    to enrage, infuriate
  810. impromptu:
    spontane
  811. impunity:
    dokunulmazlık
  812. spartan:
    austere
  813. ascetic
    austere
  814. reprisal:
    retaliation
  815. to nonplus:
    to astonish
  816. repose:
    huzur, sükunet
  817. synopsis:
    summary
  818. respite:
    pause
  819. seditious:
    isyankar
  820. abolish:
    feshetmek
  821. rescind
    feshetmek
  822. repeal
    feshetmek
  823. abrogate
    feshetmek
  824. nullify
    feshetmek
  825. exempt:
    muaf
  826. quixotic:
    idealistic
  827. to reprove:
    censure
  828. to stifle:
    suppress, inhibit
  829. minutiae:
    petty details
  830. livid:
    enraged
  831. sophistry:
    clever but misleading reasoning
  832. stricken:
    hastalanmış + felakete uğramış
  833. beatific:
    blissful
  834. to resume:
    to continue
  835. inclement:
    stormy + harsh
  836. odium:
    hatred
  837. aegis:
    protection
  838. limpid:
    chrystal-clear + transparent
  839. prowess:
    skill
  840. apocryphal:
    false
  841. polemic(s):
    argument, controversy, dispute
  842. celerity:
    speed
  843. hauteur:
    arrogance
  844. to incarcerate:
    imprison
  845. to rally:
    toplanmak + canlanmak
  846. motley:
    disparate, diversified
  847. miscellaneous
    disparate, diversified
  848. assorted
    disparate, diversified
  849. to swerve:
    diverge
  850. veer
    diverge
  851. deviate
    diverge
  852. leaning (noun):
    tendency
  853. proclivity
    tendency
  854. weighty:
    important
  855. innuendo:
    ima
  856. calling(noun):
    profession
  857. metier
    profession
  858. vocation
    profession
  859. hiatus:
    gap, ara
  860. to flag:
    weaken
  861. menial:
    unskilled + boring
  862. effulgent:
    radiant
  863. circuitous:
    indirect, convoluted
  864. to eschew:
    avoid
  865. aplomb:
    self-confidence
  866. commodious:
    geniş ve comfortable
  867. unwavering:
    resolute, yılmaz
  868. staunch
    resolute, yılmaz
  869. steadfast
    resolute, yılmaz
  870. unflagging
    resolute, yılmaz
  871. unfaltering
    resolute, yılmaz
  872. glower:
    dik dik (öfkeyle) bakmak
  873. scowl
    dik dik (öfkeyle) bakmak
  874. frown
    dik dik (öfkeyle) bakmak
  875. idle:
    lazy
  876. slack
    lazy
  877. slothful
    lazy
  878. to conceive (conception):
    1. tahayyül etmek 2. hamile kalmak
  879. recess:
    ara
  880. portly:
    corpulent
  881. woe:
    sorrow
  882. foe:
    enemy
  883. to foment:
    to stir up (trouble)
  884. incite
    to stir up (trouble)
  885. kindle
    to stir up (trouble)
  886. discretion:
    freedom to do something veya discreet olma
  887. to respire:
    to breathe
  888. virulent:
    dangerous, deadly
  889. tortuous:
    winding
  890. to adhere:
    uymak
  891. droll:
    amusing
  892. pellucid:
    clear
  893. to palliate:
    alleviate
  894. unctuous:
    insincere
  895. to waver:
    vaccilate
  896. wholesome:
    healthy
  897. vainglorious:
    conceited
  898. to tantalize:
    tempt
  899. to surmount:
    overcome
  900. supplementary:
    additional
  901. puissant:
    mighty
  902. punctilious:
    precise
  903. peerless:
    incomparable
  904. matchless
    incomparable
  905. frenetic:
    frantic (wild kudret)
  906. to divest:
    deprive
  907. ribald:
    vulgar
  908. to plead:
    to beg
  909. entreat
    to beg
  910. implore
    to beg
  911. mishap:
    accident
  912. impervious:
    etkilenmez(eg. soğuktan)
  913. to enfeeble:
    weaken
  914. to purport:
    claim
  915. lampoon:
    ridicule
  916. to fluster:
    upset
  917. recalcitrant:
    stubborn
  918. to fret:
    to worry
  919. to frolic:
    play
  920. to debauch:
    corrupt
  921. mutinous:
    rebellious
  922. complaisant:
    willing to please
  923. to imbue:
    permeate + inspire
  924. inane:
    silly
  925. impropriety:
    misbehavior
  926. hapless:
    unfortunate
  927. hallowed:
    sacred
  928. spry:
    lively
  929. unsparing:
    generous, lavish
  930. solace:
    comfort
  931. fitful:
    irregular
  932. spasmodic
    irregular
  933. salient:
    conspicuous
  934. quip:
    joke
  935. mordant:
    sarcastic
  936. excursion:
    trip
  937. deliverance:
    liberation
  938. amnesty:
    pardon, affetme
  939. to raze:
    demolish
  940. to wane:
    decline
  941. deference:
    respect
  942. covert:
    secret
  943. to seclude:
    isolate
  944. upheaval:
    felaket
  945. cataclysm
    felaket
  946. tawdry:
    showy
  947. panacea:
    remedy for all troubles/diseases
  948. to obfuscate:
    to bewilder, kafasını kartıştırmak
  949. ingress:
    going in
  950. rumbustious:
    noisily exuberant
  951. boisterous
    noisily exuberant
  952. uprorious
    noisily exuberant
  953. to pillage:
    yağma, talan
  954. plunder
    yağma, talan
  955. maraude
    yağma, talan
  956. scorching:
    çok hot
  957. tardy:
    slow, late
  958. primal:
    primitive + fundamental
  959. epigram:
    short witty saying
  960. touchstone:
    standard, criterion
  961. exiguous:
    very small
  962. nocturnal:
    geceye ait, geceyle ilgili
  963. travail:
    labor
  964. volatile:
    değişken + çabuk evaporate eden
  965. to subsist:
    to survive, exist
  966. to rile:
    annoy
  967. indefatigable:
    tenacious
  968. pied:
    colorful
  969. to atone:
    kabahati affettirmek
  970. ungainly:
    clumsy
  971. to petrify:
    to terrify + to harden
  972. gaunt:
    bony
  973. to pique:
    to arouse + to offend
  974. to imbibe:
    to drink
  975. feckless:
    irresponsible
  976. forlorn:
    dejected
  977. diurnal:
    daytime
  978. nexus:
    link
  979. to subdue:
    to conquer + to calm
  980. to consolidate:
    pekiştirmek
  981. to ensue:
    takip etmek + sonuç olmak (“şu şu oldu and a war ensued” mesela)
  982. mural:
    duvar resmi
  983. olfaction:
    koku alma
  984. gross:
    corpulent, vulgar, blatant, total
  985. gruesome:
    • abhorrent, appaling, unacceptable distateful
    • morsel:
    • small piece
  986. to forebode:
    trouble anticipate etmek
  987. rustic:
    köye kıra ait + kaba, basit
  988. ravishing:
    büyüleyici
  989. to plummet:
    fall sharply
  990. to coagulate:
    pıhtılaşmak
  991. coarse:
    adi, kaba, terbiyesiz, işlenmemiş
  992. to revoke:
    iptal etmek, invalidate
  993. to preside:
    başkanlık etmek
  994. fraught:
    full (of)
  995. to blandish:
    yağcılık etmek
  996. to lurch:
    sallanmak, sendelemek
  997. asunder:
    parçalanmış halde
  998. edict:
    emir
  999. to forbear:
    to avoid
  1000. nascent:
    yeni yeni oluşan
  1001. plaint:
    şikayet
  1002. schism:
    bölünme
  1003. sobriety:
    ağırbaşlılık, ılımlılık
  1004. to slake:
    susuzluğunu gidermek
  1005. pathfinder:
    kaşif
  1006. to lunge:
    hamle etmek, saldırmak
  1007. forbearance:
    patience veya abstinence

What would you like to do?

Home > Flashcards > Print Preview