deyim listesi.txt

Home > Preview

The flashcards below were created by user canrey on FreezingBlue Flashcards.


  1. to sit down
    oturmak
  2. to stand up
    kalkmak
  3. to look at
    bakmak
  4. to look for
    aramak
  5. to put on
    giymek
  6. to take a bus (taxi etc.)
    otob�se (taksiye vs.) binmek
  7. to go to bed
    yatmak
  8. to get up
    kalkmak
  9. all right
    pekala,kabul,uygun,tamam
  10. I think
    zannedersem,kanaatimce,bence,galiba
  11. to catch a bus (train,boat�)
    bir otob�se (trene,vapura�) yeti�mek
  12. to get back
    d�nmek,geriye gelmek
  13. to get on
    (bir vas�taya) binmek
  14. to get off
    (bir vas�tadan) inmek
  15. to get ready
    haz�rlamak,haz�r olmak,haz�rlanmak
  16. come on
    haydi
  17. at first
    ilk �nce,�nce
  18. little by little
    azar azar,yava� yava�
  19. to wait for
    (birisini) beklemek
  20. how much
    ka� para,ne fiyatta
  21. to go to sleep
    uyumak
  22. of course
    ku�kusuz,tabii,elbette
  23. to take off
    ��karmak
  24. at all
    hi�,katiyen
  25. to come to an end
    bitmek,sona ermek
  26. at last
    nihayet,sonunda
  27. for weeks (days,years�)
    haftalard�r (g�nler,y�llar�)
  28. by myself (yourself,themselves etc.)
    kendi kendime (kendine,kendilerine,vb.)
  29. to get out
    (kapal� bir yerden) ��kmak,defolmak,��karmak
  30. to catch cold
    so�uk almak,���tmek
  31. by mistake
    yanl��l�kla,bilmeden
  32. to come from
    (bir yer)�li olmak
  33. one by one (two by two�)
    birer birer (iki�er iki�er�)
  34. to have a walk, to go for a walk
    y�r�y�� yapmak, gezinti yapmak
  35. going to
    niyetinde olmak,karar�nda olmak,haz�rl���nda olmak
  36. I hope
    umar�m,in�allah
  37. to go on
    devam etmek
  38. on foot
    yaya olarak,y�r�yerek
  39. all day long
    b�t�n g�n
  40. by hand
    elden,elle
  41. hand-made
    elde yap�lm��,el i�i,el yap�s�
  42. in pencil
    kur�unkalemle
  43. all the time
    hep,devaml� olarak
  44. to get better
    iyile�mek,sa�l���na kavu�mak,d�zelmek
  45. because of
    y�z�nden,sebebiyle,�'den dolay�
  46. just now
    �imdi,az �nce
  47. to have got
    sahip olmak
  48. to make a fire
    ate� yakmak
  49. to be afraid (of)
    (�den) korkmak,�ekinmek
  50. to be angry with
    k�zmak,birisine dar�lmak
  51. to have a talk
    konu�ma yapmak,g�r��mek
  52. if necessary
    gerekirse,icabederse
  53. to make money
    para kazanmak,para yapmak
  54. in ink
    m�rekkeple
  55. What's the matter ?
    Ne var ?,Ne oluyor ? Ne oldu ?
  56. to make friends
    arkada� olmak
  57. to ask for
    istemek,talep etmek
  58. at once
    derhal,hemen
  59. to be used to
    al���k olmak
  60. every other day
    g�n a��r�,iki g�nde bir
  61. to go for a picnic
    pikni�e ��kmak,piknik yapmak
  62. for ever
    ebediyen,ilelebet
  63. to catch fire
    ate� almak,tutu�mak
  64. to look after
    bakmak,ihtimam g�stermek
  65. right away
    derhal,hemen
  66. do you mind
    sizce bir sak�nca var m� ?, mahzuru var m� ?
  67. to fall asleep
    uyumak,uyuyakalmak
  68. to shut up
    sesini kesmek,susmak
  69. right here (then,now)
    tam burada (o zaman,�imdi)
  70. to take a picture (photo)
    resim �ekmek,foto�raf �ekmek
  71. to take a look at
    bakmak,bir bak�vermek
  72. to take place
    vuku bulmak,olmak
  73. to turn off
    kapamak,durdurmak
  74. to turn on
    a�mak,ba�latmak
  75. to shake hands
    el s�kmak,el s�k��mak
  76. to make room for
    yer a�mak
  77. at present
    �imdilik,�u anda
  78. to take a seat
    bir yere (bir oturma yerine) oturmak
  79. to take care of
    ihtimam g�stermek,bakmak,alakadar olmak
  80. to run away
    ka�mak
  81. to fall in love with
    a��k olmak
  82. more or less
    a�a�� yukar�
  83. to get used to
    al��mak
  84. by night (by day)
    geceleyin,geceleri (g�nd�zleri)
  85. from time to time
    zaman zaman,arada s�rada
  86. to catch an illness
    bir hastal��a yakalanmak,hastalanmak
  87. to get to a place
    bir yere vas�l olmak,varmak
  88. in a hurry
    aceleyle,acele,tela� i�inde
  89. to take part in
    i�tirak etmek,kat�lmak
  90. oh dear !
    aman Allah�m,aman Yarabbi !
  91. to be tired of
    b�kmak,g�na getirmek,can�na tak etmek
  92. to get ill (well,tired,wet etc.)
    hasta (iyi,yorgun,�slak vs.) olmak

    • that's why
    • bu y�zden,bu sebepten
  93. in general
    umumiyetle,genellikle
  94. to go shopping
    al��veri�e gitmek
  95. upside down
    ba� a�a��
  96. to give up
    vazge�mek,b�rakmak
  97. to get away
    ka�mak,uzakla�mak
  98. no more
    daha,art�k,ba�kaca,hi�
  99. one after another (one after the other)
    birbirinin pe�inden,birbirinin arkas�ndan
  100. about to
    �zere olmak
  101. on one's way (to)
    bir yere giderken,oraya giderken
  102. to fall ill
    hastalanmak,hastal��a yakalanmak
  103. to send for
    �a��rmak,haber salmak
  104. it's time (to go,to work,to start�)
    (gitme,�al��ma,ba�lama�) vaktidir
  105. to think of
    d���nmek,akl�ndan ge�irmek
  106. on business
    i� sebebiyle,i� i�in,g�revle
  107. by accident
    kazara,istemeyerek,yanl��l�kla
  108. just a minute
    bir dakika,bir saniye (l�tfen)
  109. Why not ?
    ni�in,niye olmas�n,ni�in olmuyormu� ?
  110. at least
    en az,en a�a��
  111. to take an examination
    s�nava girmek,imtihan olmak
  112. now and then
    arada bir
  113. to make use of
    kullanmak,istifade etmek,yararlanmak
  114. to leave for
    bir yere do�ru yola ��kmak,bir yere gitmek i�in ayr�lmak
  115. what about�?
    ne haber ? �.. husunda ne dersiniz ?
  116. any longer
    art�k, daha uzun s�re
  117. see you later
    sonra g�r���r�z,�imdilik ho��a kal
  118. it's very good (kind) of you
    �ok iyisiniz,�ok naziksiniz
  119. face to face
    y�z y�ze,kar�� kar��ya
  120. Let (me,her,him�)
    (bana,ona�) izin verin,m�saade edin,b�rak�n
  121. it will be all right
    ziyan� yok,zarar� yok
  122. as soon as possible
    m�mk�n oldu�u kadar �abuk
  123. to go with
    �le gitmek,uymak
  124. in other words
    ba�ka bir tabirle,ba�ka bir deyimle
  125. day by day
    g�nden g�ne
  126. to break down
    bozulmak
  127. to be back
    geri gelmek,d�nmek
  128. by the side of
    yan�nda,yan�ba��nda,yak�n�nda
  129. to believe in
    inanmak,itikat etmek
  130. to grow old
    ya�lanmak,ihtiyarlamak
  131. as a rule
    ekseriyetle,genellikle,kural olarak
  132. on the whole
    genel olarak,her �ey dikkate al�n�rsa
  133. side by side
    yan yana
  134. to make way
    yol a�mak,yol vermek
  135. out of order
    bozuk,�al��maz durumda
  136. to go bad
    bozulmak,fena olmak,��r�mek
  137. to find out
    bulmak,ke�fetmek,��renmek
  138. the other day
    ge�en g�n,ge�enlerde
  139. here and there
    �urada burada
  140. to be in love (with)
    a��k olmak
  141. over there
    orada,o tarafta,o tarafa
  142. as soon as
    derhal,gelir gelmez,olur olmaz
  143. to look out
    dikkatli olmak,dikkat etmek
  144. by the pound (kilo,metre,litre�)
    paundla (kiloyla,metreyle,litreyle�)
  145. to give one's word
    s�z vermek
  146. according to
    �a g�re
  147. for nothing
    bedava,kar��l���n� vermeden
  148. to do without,to go without
    �siz yapmak,yoklu�una katlanmak
  149. to put a stop to
    durdurmak,son vermek
  150. straight on
    dosdo�ru,sapmadan
  151. to run over
    �st�nden ge�mek,ezmek,�i�nemek
  152. about the same
    hemen hemen ayn�
  153. to pay a call,to pay a visit
    ziyaret etmek,ziyaret yapmak
  154. far away
    uzakta
  155. to get married
    evlenmek
  156. to be on fire
    yan�yor olmak,yanmakta olmak,tutu�mak
  157. to like�better
    daha fazla sevmek,tercih etmek
  158. in peace
    bar�� i�inde,rahat,huzurlu
  159. on the way to
    �e giderken
  160. good-for nothing
    i�e yaramaz,haylaz
  161. next door
    biti�ik,yan� ba��ndaki,kom�u
  162. to take someone by the (hand,arm�)
    bir kimseyi (elinden,kolundan�) tutmak
  163. to know how to
    nas�l yap�ld���n� bilmek,fikri olmak
  164. to wake up
    uyanmak
  165. to do one's best
    elinden geleni yapmak
  166. as well
    keza,dahi,de,da
  167. by heart
    ezbere
  168. to look like
    benzemek,and�rmak,gibi olmak
  169. second-hand
    kullan�lm��,m�stamel
  170. to be over
    sona ermek
  171. to live on
    �ile beslenmek,�yiyerek ya�amak
  172. to go out
    d��ar� ��kmak,gitmek,s�nmek
  173. to throw away
    (l�zumu kalmad��� i�in) atmak
  174. out of date
    modas� ge�mi�,eski moda,eski,demode
  175. up to date
    modern,zamana ait,modaya uygun
  176. to catch by the arm (hand,leg�)
    kolundan (elinden,baca��ndan�) yakalamak
  177. in addition
    ilaveten,ek olarak
  178. off duty
    izinli,vazife ba��nda de�il
  179. on duty
    vazife halinde,vazife ba��nda,n�bet�i
  180. hand in hand
    elele,beraber,birlikte
  181. to come across
    rastlamak,tesad�f etmek
  182. step by step
    ad�m ad�m,yava� yava�
  183. any more
    bir daha,art�k,daha fazla
  184. to hear from
    �den haber almak
  185. this (that) will do
    i�ine yaramak,olmak,i�ini g�rmek
  186. to be sure of
    �den emin olmak,g�venmek
  187. in question
    s�z konusu,ad� ge�en
  188. to hear of
    i�itmi�li�i olmak,bilgisi olmak
  189. to be in a hurry
    acelesi olmak,tela�l� olmak
  190. to have nothing to do with
    ile ilgisi olmamak
  191. once upon a time
    vaktiyle,evvel zaman i�inde
  192. to get lost
    kaybolmak,yolunu kaybetmek
  193. to keep in mind
    hat�rda tutmak,unutmamak
  194. to be sorry for (somebody)
    bir kimseye �z�lmek,m�teessir olmak,ac�mak
  195. far off
    uzaklarda,uzaklara
  196. to change one's mind
    fikrini de�i�tirmek
  197. to lie down
    yatmak,uzanmak
  198. to hurry up
    acele etmek,h�zland�rmak
  199. on purpose
    kasten,isteyerek
  200. on time
    tam zaman�nda
  201. in time
    ba�lama veya hareket saatinden erken,vaktinden �nce,gecikmeden,vakitlice
  202. to make (one's) living
    (birinin,insan�n) hayat�n� kazanmas�
  203. sooner or later
    er ge�,eninde sonunda
  204. on one's side
    (birinin) taraf�nda,taraftar
  205. as to
    hususunda,konusunda,gelince
  206. for instance
    mesela,�rne�in
  207. out of the way
    sapa yerde,uzakta
  208. a great deal
    bir hayli,bir�ok,bir hayli �ok
  209. to slow down
    yava�lamak
  210. to be familiar
    a�ina olmak,haberdar olmak
  211. to keep one's word
    s�z�n� tutmak,s�z�nde durmak
  212. tired out
    yorgun,bitkin
  213. to be fast asleep
    derin uykuda olmak
  214. to set out
    yola ��kmak,yola koyulmak
  215. to turn over
    ba� a�a�� etmek,d�nmek
  216. to make up one's mind
    karar vermek
  217. for good
    daimi,devaml� olarak,temelli
  218. these days
    bu g�nlerde,�u s�ra
  219. to pick out
    se�mek
  220. help yourself
    buyurun,afiyet olsun
  221. out of doors
    a��k havada,d��ar�da
  222. to be one's turn
    (birinin) s�ras� olmak
  223. pretty
    olduk�a,epey,bir hayli
  224. as well as
    keza,dahi,kadar
  225. to get in
    i�eri girmek,s��mak
  226. to come true
    (r�ya,hayal) ger�ekle�mek
  227. to be in charge of
    idare etmek,y�k�ml�s� olmak,bakmak
  228. to manage to
    idare edebilmek,becerebilmek
  229. Who cares?
    kimin umrunda,kime ne
  230. it makes no difference
    farketmez,hepsi bir,nas�l olsa olur
  231. to get in touch with
    �le temasa ge�mek, �le temas etmek
  232. so and so
    falan falan,falanca
  233. to set fire to
    ate�e verme,tutu�turmak
  234. to call on
    ziyaret etmek
  235. to call out
    seslenmek,y�ksek sesle s�ylemek,�a��rmak
  236. to call at
    k�sa ziyarette bulunmak,u�ramak
  237. to call up
    telefon etmek,telefonla aramak
  238. to call for
    beraberce ba�ka bir yere gitmek i�in bir �ahsa u�ramak,al�p g�t�rmek
  239. to leave alone
    yaln�z b�rakmak,ili�memek,dokunmamak
  240. after all
    netice itibariyle,ne de olsa,her �eye ra�men
  241. inside out
    ters,i�i d���nda
  242. to be just going to
    bir �eyi yapmak �zere olmak
  243. to take after
    (aileden birisine) benzemek,�ekmek
  244. to put in touch with
    ba�lant� sa�lamak,kar�� kar��ya getirmek,g�r��t�rmek
  245. it can't be helped
    �aresiz,elde de�il
  246. to be proud of
    �ile iftihar etmek
  247. to let alone
    yaln�z b�rakmak,kendi haline b�rakmak
  248. over again
    tekrar
  249. to take a break
    teneff�s yapmak,ara vermek
  250. to pick up
    tutup almak,tutup kald�rmak
  251. as usual
    her zaman oldu�u gibi
  252. to be interested in
    ilgi duymak,zevk almak
  253. to know by sight
    uzaktan tan�mak
  254. to get rid of
    �den kurtulmak
  255. on the other hand
    buna kar��l�k,buna mukabil,di�er taraftan
  256. in need of
    ihtiyac�nda olmak,muhta� olmak
  257. for a change
    de�i�iklik i�in,de�i�iklik olsun diye
  258. the same as
    daha �nceki gibi,daha �nce oldu�u gibi
  259. once in a while
    arada bir
  260. to keep out (off,away)
    yakla�mamak,uzak durmak
  261. from now on
    bundan sonra,bundan b�yle ,art�k
  262. all of a sudden
    birden bire,aniden
  263. to let someone know
    bildirmek,haber vermek
  264. can't help
    elinde olmamak,olmadan edememek,istemeyerek yapmak
  265. never mind
    �nemi yok,ziyan� yok
  266. to put on weight
    �i�manlamak,kilo almak
  267. to get along well
    iyi ge�inmek
  268. I'm afraid
    korkar�m,korkar�m ki,maalesef
  269. so far
    �imdiye kadar,�u ana kadar
  270. to book a ticket (a seat)
    bilet almak,yer ay�rmak
  271. so- so
    ��yle b�yle
  272. for want of
    yoklu�u nedeniyle,yoklu�undan,olmad���ndan
  273. to (go) get on with
    devam etmek,kesmemek
  274. to hand in
    teslim etmek,vermek
  275. to run into
    rastlamak,tesad�f etmek
  276. not only � but also
    sadece�de�il�da
  277. to get going
    devam etmek,durmamak
  278. to take hold of
    tutmak
  279. to sit up
    yatmamak,uyumamak,uyan�k durmak
  280. to see about
    alakadar olmak,�i�in u�ra�mak
  281. in charge
    vazifeli,g�revli
  282. here you are
    i�te,i�te bak
  283. to point out
    i�aret etmek,g�stermek
  284. up and down
    a�a�� yukar�
  285. to be off
    paydos etmek,i�i b�rakmak
  286. to be mad about
    �ok hevesli olmak,bay�lmak
  287. to set off (out)
    yola ��kmak,yola koyulmak
  288. in sight
    g�r�n�rde,g�r�n�rlerde,meydanda
  289. that is (to say)
    yani, o demek ki,o anlama gelir ki
  290. to make clear
    a��klamak,belirtmek,iyice anlatmak,kafas�na sokmak,ayd�nlatmak
  291. an hour's (day's,week's�) wait
    bir saatlik (g�nl�k,haftal�k�) bekleyi�
  292. to feel like
    can� istemek,arzusunda olmak
  293. to run off
    ka��p gitmek,s�v��mak
  294. to fill out
    (bir liste veya m�racaat fi�i) doldurmak
  295. to stand still
    k�m�ldamadan durmak
  296. and so on
    ve saire, ve b�yle
  297. out of sight
    g�zden uzak,g�zden �rak
  298. to be tired out
    bitkin olmak,�ok yorulmak
  299. to set free
    b�rakmak,sal�vermek,serbest b�rakmak
  300. to take seriously
    ciddiye almak
  301. to put out
    s�nd�rmek
  302. used to
    Fiillerin �n�ne gelerek o fiilin ge�mi�te tekrarland���n� g�sterir
  303. to put off
    tehir etmek,sonraya b�rakmak,ertelemek

Card Set Information

Author:
canrey
ID:
752
Filename:
deyim listesi.txt
Updated:
2009-11-04 14:04:20
Tags:
ddd
Folders:

Description:
ddd
Show Answers:

Home > Flashcards > Print Preview