deyim listesi.txt

Card Set Information

Author:
canrey
ID:
752
Filename:
deyim listesi.txt
Updated:
2009-11-04 09:04:20
Tags:
ddd
Folders:

Description:
ddd
Show Answers:

Home > Flashcards > Print Preview

The flashcards below were created by user canrey on FreezingBlue Flashcards. What would you like to do?


  1. to sit down
    oturmak
  2. to stand up
    kalkmak
  3. to look at
    bakmak
  4. to look for
    aramak
  5. to put on
    giymek
  6. to take a bus (taxi etc.)
    otob�se (taksiye vs.) binmek
  7. to go to bed
    yatmak
  8. to get up
    kalkmak
  9. all right
    pekala,kabul,uygun,tamam
  10. I think
    zannedersem,kanaatimce,bence,galiba
  11. to catch a bus (train,boat�)
    bir otob�se (trene,vapura�) yeti�mek
  12. to get back
    d�nmek,geriye gelmek
  13. to get on
    (bir vas�taya) binmek
  14. to get off
    (bir vas�tadan) inmek
  15. to get ready
    haz�rlamak,haz�r olmak,haz�rlanmak
  16. come on
    haydi
  17. at first
    ilk �nce,�nce
  18. little by little
    azar azar,yava� yava�
  19. to wait for
    (birisini) beklemek
  20. how much
    ka� para,ne fiyatta
  21. to go to sleep
    uyumak
  22. of course
    ku�kusuz,tabii,elbette
  23. to take off
    ��karmak
  24. at all
    hi�,katiyen
  25. to come to an end
    bitmek,sona ermek
  26. at last
    nihayet,sonunda
  27. for weeks (days,years�)
    haftalard�r (g�nler,y�llar�)
  28. by myself (yourself,themselves etc.)
    kendi kendime (kendine,kendilerine,vb.)
  29. to get out
    (kapal� bir yerden) ��kmak,defolmak,��karmak
  30. to catch cold
    so�uk almak,���tmek
  31. by mistake
    yanl��l�kla,bilmeden
  32. to come from
    (bir yer)�li olmak
  33. one by one (two by two�)
    birer birer (iki�er iki�er�)
  34. to have a walk, to go for a walk
    y�r�y�� yapmak, gezinti yapmak
  35. going to
    niyetinde olmak,karar�nda olmak,haz�rl���nda olmak
  36. I hope
    umar�m,in�allah
  37. to go on
    devam etmek
  38. on foot
    yaya olarak,y�r�yerek
  39. all day long
    b�t�n g�n
  40. by hand
    elden,elle
  41. hand-made
    elde yap�lm��,el i�i,el yap�s�
  42. in pencil
    kur�unkalemle
  43. all the time
    hep,devaml� olarak
  44. to get better
    iyile�mek,sa�l���na kavu�mak,d�zelmek
  45. because of
    y�z�nden,sebebiyle,�'den dolay�
  46. just now
    �imdi,az �nce
  47. to have got
    sahip olmak
  48. to make a fire
    ate� yakmak
  49. to be afraid (of)
    (�den) korkmak,�ekinmek
  50. to be angry with
    k�zmak,birisine dar�lmak
  51. to have a talk
    konu�ma yapmak,g�r��mek
  52. if necessary
    gerekirse,icabederse
  53. to make money
    para kazanmak,para yapmak
  54. in ink
    m�rekkeple
  55. What's the matter ?
    Ne var ?,Ne oluyor ? Ne oldu ?
  56. to make friends
    arkada� olmak
  57. to ask for
    istemek,talep etmek
  58. at once
    derhal,hemen
  59. to be used to
    al���k olmak
  60. every other day
    g�n a��r�,iki g�nde bir
  61. to go for a picnic
    pikni�e ��kmak,piknik yapmak
  62. for ever
    ebediyen,ilelebet
  63. to catch fire
    ate� almak,tutu�mak
  64. to look after
    bakmak,ihtimam g�stermek
  65. right away
    derhal,hemen
  66. do you mind
    sizce bir sak�nca var m� ?, mahzuru var m� ?
  67. to fall asleep
    uyumak,uyuyakalmak
  68. to shut up
    sesini kesmek,susmak
  69. right here (then,now)
    tam burada (o zaman,�imdi)
  70. to take a picture (photo)
    resim �ekmek,foto�raf �ekmek
  71. to take a look at
    bakmak,bir bak�vermek
  72. to take place
    vuku bulmak,olmak
  73. to turn off
    kapamak,durdurmak
  74. to turn on
    a�mak,ba�latmak
  75. to shake hands
    el s�kmak,el s�k��mak
  76. to make room for
    yer a�mak
  77. at present
    �imdilik,�u anda
  78. to take a seat
    bir yere (bir oturma yerine) oturmak
  79. to take care of
    ihtimam g�stermek,bakmak,alakadar olmak
  80. to run away
    ka�mak
  81. to fall in love with
    a��k olmak
  82. more or less
    a�a�� yukar�
  83. to get used to
    al��mak
  84. by night (by day)
    geceleyin,geceleri (g�nd�zleri)
  85. from time to time
    zaman zaman,arada s�rada
  86. to catch an illness
    bir hastal��a yakalanmak,hastalanmak
  87. to get to a place
    bir yere vas�l olmak,varmak
  88. in a hurry
    aceleyle,acele,tela� i�inde
  89. to take part in
    i�tirak etmek,kat�lmak
  90. oh dear !
    aman Allah�m,aman Yarabbi !
  91. to be tired of
    b�kmak,g�na getirmek,can�na tak etmek
  92. to get ill (well,tired,wet etc.)
    hasta (iyi,yorgun,�slak vs.) olmak
  93. that's why
    bu y�zden,bu sebepten
  94. in general
    umumiyetle,genellikle
  95. to go shopping
    al��veri�e gitmek
  96. upside down
    ba� a�a��
  97. to give up
    vazge�mek,b�rakmak
  98. to get away
    ka�mak,uzakla�mak
  99. no more
    daha,art�k,ba�kaca,hi�
  100. one after another (one after the other)
    birbirinin pe�inden,birbirinin arkas�ndan
  101. about to
    �zere olmak
  102. on one's way (to)
    bir yere giderken,oraya giderken
  103. to fall ill
    hastalanmak,hastal��a yakalanmak
  104. to send for
    �a��rmak,haber salmak
  105. it's time (to go,to work,to start�)
    (gitme,�al��ma,ba�lama�) vaktidir
  106. to think of
    d���nmek,akl�ndan ge�irmek
  107. on business
    i� sebebiyle,i� i�in,g�revle
  108. by accident
    kazara,istemeyerek,yanl��l�kla
  109. just a minute
    bir dakika,bir saniye (l�tfen)
  110. Why not ?
    ni�in,niye olmas�n,ni�in olmuyormu� ?
  111. at least
    en az,en a�a��
  112. to take an examination
    s�nava girmek,imtihan olmak
  113. now and then
    arada bir
  114. to make use of
    kullanmak,istifade etmek,yararlanmak
  115. to leave for
    bir yere do�ru yola ��kmak,bir yere gitmek i�in ayr�lmak
  116. what about�?
    ne haber ? �.. husunda ne dersiniz ?
  117. any longer
    art�k, daha uzun s�re
  118. see you later
    sonra g�r���r�z,�imdilik ho��a kal
  119. it's very good (kind) of you
    �ok iyisiniz,�ok naziksiniz
  120. face to face
    y�z y�ze,kar�� kar��ya
  121. Let (me,her,him�)
    (bana,ona�) izin verin,m�saade edin,b�rak�n
  122. it will be all right
    ziyan� yok,zarar� yok
  123. as soon as possible
    m�mk�n oldu�u kadar �abuk
  124. to go with
    �le gitmek,uymak
  125. in other words
    ba�ka bir tabirle,ba�ka bir deyimle
  126. day by day
    g�nden g�ne
  127. to break down
    bozulmak
  128. to be back
    geri gelmek,d�nmek
  129. by the side of
    yan�nda,yan�ba��nda,yak�n�nda
  130. to believe in
    inanmak,itikat etmek
  131. to grow old
    ya�lanmak,ihtiyarlamak
  132. as a rule
    ekseriyetle,genellikle,kural olarak
  133. on the whole
    genel olarak,her �ey dikkate al�n�rsa
  134. side by side
    yan yana
  135. to make way
    yol a�mak,yol vermek
  136. out of order
    bozuk,�al��maz durumda
  137. to go bad
    bozulmak,fena olmak,��r�mek
  138. to find out
    bulmak,ke�fetmek,��renmek
  139. the other day
    ge�en g�n,ge�enlerde
  140. here and there
    �urada burada
  141. to be in love (with)
    a��k olmak
  142. over there
    orada,o tarafta,o tarafa
  143. as soon as
    derhal,gelir gelmez,olur olmaz
  144. to look out
    dikkatli olmak,dikkat etmek
  145. by the pound (kilo,metre,litre�)
    paundla (kiloyla,metreyle,litreyle�)
  146. to give one's word
    s�z vermek
  147. according to
    �a g�re
  148. for nothing
    bedava,kar��l���n� vermeden
  149. to do without,to go without
    �siz yapmak,yoklu�una katlanmak
  150. to put a stop to
    durdurmak,son vermek
  151. straight on
    dosdo�ru,sapmadan
  152. to run over
    �st�nden ge�mek,ezmek,�i�nemek
  153. about the same
    hemen hemen ayn�
  154. to pay a call,to pay a visit
    ziyaret etmek,ziyaret yapmak
  155. far away
    uzakta
  156. to get married
    evlenmek
  157. to be on fire
    yan�yor olmak,yanmakta olmak,tutu�mak
  158. to like�better
    daha fazla sevmek,tercih etmek
  159. in peace
    bar�� i�inde,rahat,huzurlu
  160. on the way to
    �e giderken
  161. good-for nothing
    i�e yaramaz,haylaz
  162. next door
    biti�ik,yan� ba��ndaki,kom�u
  163. to take someone by the (hand,arm�)
    bir kimseyi (elinden,kolundan�) tutmak
  164. to know how to
    nas�l yap�ld���n� bilmek,fikri olmak
  165. to wake up
    uyanmak
  166. to do one's best
    elinden geleni yapmak
  167. as well
    keza,dahi,de,da
  168. by heart
    ezbere
  169. to look like
    benzemek,and�rmak,gibi olmak
  170. second-hand
    kullan�lm��,m�stamel
  171. to be over
    sona ermek
  172. to live on
    �ile beslenmek,�yiyerek ya�amak
  173. to go out
    d��ar� ��kmak,gitmek,s�nmek
  174. to throw away
    (l�zumu kalmad��� i�in) atmak
  175. out of date
    modas� ge�mi�,eski moda,eski,demode
  176. up to date
    modern,zamana ait,modaya uygun
  177. to catch by the arm (hand,leg�)
    kolundan (elinden,baca��ndan�) yakalamak
  178. in addition
    ilaveten,ek olarak
  179. off duty
    izinli,vazife ba��nda de�il
  180. on duty
    vazife halinde,vazife ba��nda,n�bet�i
  181. hand in hand
    elele,beraber,birlikte
  182. to come across
    rastlamak,tesad�f etmek
  183. step by step
    ad�m ad�m,yava� yava�
  184. any more
    bir daha,art�k,daha fazla
  185. to hear from
    �den haber almak
  186. this (that) will do
    i�ine yaramak,olmak,i�ini g�rmek
  187. to be sure of
    �den emin olmak,g�venmek
  188. in question
    s�z konusu,ad� ge�en
  189. to hear of
    i�itmi�li�i olmak,bilgisi olmak
  190. to be in a hurry
    acelesi olmak,tela�l� olmak
  191. to have nothing to do with
    ile ilgisi olmamak
  192. once upon a time
    vaktiyle,evvel zaman i�inde
  193. to get lost
    kaybolmak,yolunu kaybetmek
  194. to keep in mind
    hat�rda tutmak,unutmamak
  195. to be sorry for (somebody)
    bir kimseye �z�lmek,m�teessir olmak,ac�mak
  196. far off
    uzaklarda,uzaklara
  197. to change one's mind
    fikrini de�i�tirmek
  198. to lie down
    yatmak,uzanmak
  199. to hurry up
    acele etmek,h�zland�rmak
  200. on purpose
    kasten,isteyerek
  201. on time
    tam zaman�nda
  202. in time
    ba�lama veya hareket saatinden erken,vaktinden �nce,gecikmeden,vakitlice
  203. to make (one's) living
    (birinin,insan�n) hayat�n� kazanmas�
  204. sooner or later
    er ge�,eninde sonunda
  205. on one's side
    (birinin) taraf�nda,taraftar
  206. as to
    hususunda,konusunda,gelince
  207. for instance
    mesela,�rne�in
  208. out of the way
    sapa yerde,uzakta
  209. a great deal
    bir hayli,bir�ok,bir hayli �ok
  210. to slow down
    yava�lamak
  211. to be familiar
    a�ina olmak,haberdar olmak
  212. to keep one's word
    s�z�n� tutmak,s�z�nde durmak
  213. tired out
    yorgun,bitkin
  214. to be fast asleep
    derin uykuda olmak
  215. to set out
    yola ��kmak,yola koyulmak
  216. to turn over
    ba� a�a�� etmek,d�nmek
  217. to make up one's mind
    karar vermek
  218. for good
    daimi,devaml� olarak,temelli
  219. these days
    bu g�nlerde,�u s�ra
  220. to pick out
    se�mek
  221. help yourself
    buyurun,afiyet olsun
  222. out of doors
    a��k havada,d��ar�da
  223. to be one's turn
    (birinin) s�ras� olmak
  224. pretty
    olduk�a,epey,bir hayli
  225. as well as
    keza,dahi,kadar
  226. to get in
    i�eri girmek,s��mak
  227. to come true
    (r�ya,hayal) ger�ekle�mek
  228. to be in charge of
    idare etmek,y�k�ml�s� olmak,bakmak
  229. to manage to
    idare edebilmek,becerebilmek
  230. Who cares?
    kimin umrunda,kime ne
  231. it makes no difference
    farketmez,hepsi bir,nas�l olsa olur
  232. to get in touch with
    �le temasa ge�mek, �le temas etmek
  233. so and so
    falan falan,falanca
  234. to set fire to
    ate�e verme,tutu�turmak
  235. to call on
    ziyaret etmek
  236. to call out
    seslenmek,y�ksek sesle s�ylemek,�a��rmak
  237. to call at
    k�sa ziyarette bulunmak,u�ramak
  238. to call up
    telefon etmek,telefonla aramak
  239. to call for
    beraberce ba�ka bir yere gitmek i�in bir �ahsa u�ramak,al�p g�t�rmek
  240. to leave alone
    yaln�z b�rakmak,ili�memek,dokunmamak
  241. after all
    netice itibariyle,ne de olsa,her �eye ra�men
  242. inside out
    ters,i�i d���nda
  243. to be just going to
    bir �eyi yapmak �zere olmak
  244. to take after
    (aileden birisine) benzemek,�ekmek
  245. to put in touch with
    ba�lant� sa�lamak,kar�� kar��ya getirmek,g�r��t�rmek
  246. it can't be helped
    �aresiz,elde de�il
  247. to be proud of
    �ile iftihar etmek
  248. to let alone
    yaln�z b�rakmak,kendi haline b�rakmak
  249. over again
    tekrar
  250. to take a break
    teneff�s yapmak,ara vermek
  251. to pick up
    tutup almak,tutup kald�rmak
  252. as usual
    her zaman oldu�u gibi
  253. to be interested in
    ilgi duymak,zevk almak
  254. to know by sight
    uzaktan tan�mak
  255. to get rid of
    �den kurtulmak
  256. on the other hand
    buna kar��l�k,buna mukabil,di�er taraftan
  257. in need of
    ihtiyac�nda olmak,muhta� olmak
  258. for a change
    de�i�iklik i�in,de�i�iklik olsun diye
  259. the same as
    daha �nceki gibi,daha �nce oldu�u gibi
  260. once in a while
    arada bir
  261. to keep out (off,away)
    yakla�mamak,uzak durmak
  262. from now on
    bundan sonra,bundan b�yle ,art�k
  263. all of a sudden
    birden bire,aniden
  264. to let someone know
    bildirmek,haber vermek
  265. can't help
    elinde olmamak,olmadan edememek,istemeyerek yapmak
  266. never mind
    �nemi yok,ziyan� yok
  267. to put on weight
    �i�manlamak,kilo almak
  268. to get along well
    iyi ge�inmek
  269. I'm afraid
    korkar�m,korkar�m ki,maalesef
  270. so far
    �imdiye kadar,�u ana kadar
  271. to book a ticket (a seat)
    bilet almak,yer ay�rmak
  272. so- so
    ��yle b�yle
  273. for want of
    yoklu�u nedeniyle,yoklu�undan,olmad���ndan
  274. to (go) get on with
    devam etmek,kesmemek
  275. to hand in
    teslim etmek,vermek
  276. to run into
    rastlamak,tesad�f etmek
  277. not only � but also
    sadece�de�il�da
  278. to get going
    devam etmek,durmamak
  279. to take hold of
    tutmak
  280. to sit up
    yatmamak,uyumamak,uyan�k durmak
  281. to see about
    alakadar olmak,�i�in u�ra�mak
  282. in charge
    vazifeli,g�revli
  283. here you are
    i�te,i�te bak
  284. to point out
    i�aret etmek,g�stermek
  285. up and down
    a�a�� yukar�
  286. to be off
    paydos etmek,i�i b�rakmak
  287. to be mad about
    �ok hevesli olmak,bay�lmak
  288. to set off (out)
    yola ��kmak,yola koyulmak
  289. in sight
    g�r�n�rde,g�r�n�rlerde,meydanda
  290. that is (to say)
    yani, o demek ki,o anlama gelir ki
  291. to make clear
    a��klamak,belirtmek,iyice anlatmak,kafas�na sokmak,ayd�nlatmak
  292. an hour's (day's,week's�) wait
    bir saatlik (g�nl�k,haftal�k�) bekleyi�
  293. to feel like
    can� istemek,arzusunda olmak
  294. to run off
    ka��p gitmek,s�v��mak
  295. to fill out
    (bir liste veya m�racaat fi�i) doldurmak
  296. to stand still
    k�m�ldamadan durmak
  297. and so on
    ve saire, ve b�yle
  298. out of sight
    g�zden uzak,g�zden �rak
  299. to be tired out
    bitkin olmak,�ok yorulmak
  300. to set free
    b�rakmak,sal�vermek,serbest b�rakmak
  301. to take seriously
    ciddiye almak
  302. to put out
    s�nd�rmek
  303. used to
    Fiillerin �n�ne gelerek o fiilin ge�mi�te tekrarland���n� g�sterir
  304. to put off
    tehir etmek,sonraya b�rakmak,ertelemek

What would you like to do?

Home > Flashcards > Print Preview